Canımız Çektiği İçin Değil, Adalet ve Demokrasi İçin Erken Seçim
Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin dün Meclis’te erken seçim çağrısını yinelemesi ve buna ilişkin öneri sunması, sıradan bir siyasal takvim tartışması değildir. Bu çağrı, ülkenin içine sürüklendiği yönetim krizine, kurumsal çöküşe ve demokratik meşruiyet kaybına verilmiş zorunlu bir yanıttır.
Çünkü bugün Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşadığımız şey yalnızca kötü yönetim değildir. Karşımızda, Meclis’i devre dışı bırakarak yasa gücünde kararnamelerle (YGK) ülke yönetmeye çalışan, parlamenter demokrasiyi bir formaliteye indirgeyen bir anlayış vardır.
Hükümet, halktan yetki almak yerine, YGK’ler aracılığıyla fiili bir “kararname rejimi” kurabileceğini sandı. Denetimsiz, tartışmasız, katılımsız biçimde ülkenin kaderine dair düzenlemeler yapmayı normalleştirdi. Oysa bu yöntem, yalnızca siyasi etik sorunu değildir, doğrudan hukuk devleti ilkesinin ihlalidir.
Nitekim yargı, bu keyfiliğe dur dedi. Geçtiğimiz hafta Mahkemenin verdiği ara emri, YGK ile yapılan düzenlemenin hukuka aykırılığını, ilk etapta, açık biçimde ortaya koydu.
***
Demokrasi yalnızca seçimden seçime hatırlanan bir prosedür değildir. Demokrasi: Meclis’in........
