Amerika’nın eşkıyalığı, Yunan’ın acziyeti ve bir yiğit ses
Bir: Maduro olayı ve gerçekler
Amerika kalktı, bir ülkenin devlet başkanını yatağından aldı, götürdü. Adını koyalım: Bu bir eşkıyalıktır. Orta Çağ derebeyliklerinde adam kaçırıp şatoya kapatmak neyse, bugün Maduro’ya yapılan odur. Hani demokrasi? Hani uluslararası hukuk? Hani Birleşmiş Milletler? Hepsi hikâye. Güçlü olanın borusunun öttüğü, orman kanunlarının geçerli olduğu bir dünyadayız artık.
Ama... Şunu da söylemeden geçmeyelim: Maduro sütten çıkmış ak kaşık mı? Ülkesi petrol denizinin üzerinde yatıyor ama halkı sefalet içinde. Amerika onu götürürken Venezuela halkı sokaklara dökülüp "Başkanımızı vermeyiz" dedi mi? Demedi. Demek ki neymiş? Dış güçlerin saldırısı bir gerçek ama içerideki meşruiyetin zayıflığı da başka bir gerçek.
İKİ: TÜRKİYE NEDEN SESSİZ KALDI?
Bazı tipler var. Hemen başladılar: "Hani Maduro dostumuzdu? Niye kurtarmadık?" Yahu arkadaşlar... Çin müdahale etmemiş. Rusya müdahale etmemiş. Türkiye mi gidip Amerika ile okyanus ötesinde cenge tutuşacak? Duygusallığa yer yok. Devlet yönetmek, "Kanka gel seni kurtarayım" demek değildir. Türkiye, kendi kapısındaki yangınla, terörle, sınır........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin