Makamın Gölgesinde Kaybolmak
Bazen insan yürür… Nereye gittiğini bilmeden.
Öyle bir dalar ki dünyanın telaşına, farkında olmadan koşmaya başlar. Oysa içten içe bilir; göz görse de gönül görmez olmuştur artık. Aklı dünya hevesine teslim olmuş, bakar kör haline gelmiştir.
Aşağıdaki mısraları yıllar önce, 10 Ağustos 2017’de not defterimde kaleme almıştım: Dünya hayatının süslü oyuncaklarına aldanma… Ne mülküne güven, ne de tahtına. Ne kadar çok şeye sahip olursan ol. Bugün toprak üstündesin, ama yarın altında. O vakit sende gel hayatı Rabbin ile yaşa.
Aradan yıllar geçti ama değişen pek bir şey olmadı. İnsan hala hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor. Makamın, şöhretin ve gücün sarhoşluğuna kapılıyor. O koltukta otururken kendisini ulaşılmaz zannediyor; fakat makam elden gidince bir anda yalnızlaşıyor. Dün selam vermediği insanlara bugün samimiyet göstermeye çalışıyor.
Oysa insanın aklına şu soru geliyor:
Madem bugün bu kadar mütevazısın, neden makamdayken........
