menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kendimize yabancılaşıyoruz

46 0
25.03.2026

İnsanlık, bir insani krizle karşı karşıyadır. Bu, insanlığın yaşadığı petrol, su, ozon, açlık ve benzer krizlerden çok daha ileride ve kuşatıcıdır.

İnsani krizin temel belirtileri arasında; yeryüzünde giderek artan insani değerlerdeki aşınmayı, giderek artan umutsuzluğu, hayatı derinden etkileyen yüksek stresi, kaygıyı, endişeyi, depresyonu hemen sayabiliriz. İnsan olmaktan ve insani değerleri yaşamaktan giderek uzaklaşıyor günümüz insanı. Bütün bunlar ve daha sayamadığımız birçok psikolojik kökenli sorunların özünde, insanın kendini ifade edememesi, kendi ile barışını yitirmeye başlaması ve nihayet en önemlisi bir mikro evren olarak bireyin parçası olduğu makro evrenden uzaklaşması yer almaktadır. Bugünün insanı, yeryüzündeki var olma sebebinden uzaklaştığı içindir ki en başta kendisi olmak üzere bir yabancılaşma yaşıyor ve kalabalığın içinde yalnız, gürültünün içinde sessiz kalıyor artık. ‘Gerçek’ten, tabii olandan uzaklaşıp gerçek olmayan sanala doğru yol alıyor.

İnsan; aslından, kaynağından uzaklaştıkça yalnız kalır, yabancılaşır ve uyum sorunları yaşar. Aslından uzaklaşan, geldiği kaynağın çok ötesine düşen her canlı ve eşya gibi insan da zamanla geldiği kaynağın özlemiyle tutuşur. İç barışı bozulur ve bu dengesizlikler bireyi, kendini inkâra kadar götürebilir. Nitekim kendi özünü yitirmek, geçmişi ile barışık olmamak, kişide önlenemez bir “ben” takıntısına yol açar ve bu durum da bireyi kişilik çatışmasına sürükler. Kişilik; bireyi kendine has yapan dış görünüşünden, zihinsel özelliklerine, takıntılarına, alışkanlıklarına, tavır ve tutumlarına ve özellikle davranışlarına kadar birçok........

© Yeni Birlik