menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Evden çıkın, sinemaya gidin: Dijital esaretin panzehiri beyaz perde

71 0
26.09.2026

​Modern çağ bize konfor kılıfı altında büyük bir yalnızlık vaat ediyor. Acıktığımızda lahmacunu, kahveyi, hatta sosyalleşmeyi ayağımıza kadar getiren bu dijital ekosistem, fark ettirmeden bizi dört duvar arasına, minik telefon ekranlarına hapsediyor. Adı konulmamış, şifresi kırılamamış bir dijital esaretin tam ortasındayız.

​Atlas Sineması’nda lansmanı yapılan GNÇ Türkiye Sinema Festivali’nde Sinema Genel Müdürü Birol Güven’in altını çizdiği gerçek tam da bu: Evde izlediğiniz şey sinema değildir. Evde film izlemek, sadece karın doyurmak gibidir; karnınız doyar ama lezzet alamazsınız. Filmi dijital bir içeriğe indirgediğinizde, ekran bağımlılığına giden yola ilk tuğlayı döşemiş olursunuz. Oysa sinema salonları, bu dijital kuşatmaya ve ekran bağımlılığına karşı direneceğimiz son sığınaklardır.

​PAHALI OLAN SİNEMA DEĞİL TERCİHLERİMİZ

​Sektörün kan kaybettiği bir dönemde, toplumsal hafızamızı ve kültürümüzü ayakta tutan şey sinema salonlarıdır. "Sinema biletleri çok pahalı" bahanesinin arkasına sığınmak ise büyük bir illüzyon. Bugün bir bardak kahve fiyatından bile ucuza, bilet alıp kültür sanat etkinliğine katılmak mümkün. Pahalı olan sinema bileti değil; film öncesi yenen lüks yemekler, mısırlar, otopark ücretleridir. Sinemayı bir şölene dönüştürmek için servet harcamaya gerek yok; otobüse binip, biletinizi alıp karanlık salonda o büyülü dünyaya adım atabilirsiniz.

​Eskiden anne babalar çocuklarını sokağa çıkarmak değil, eve sokmak için uğraşırdı. Bugün ise çocukları odalarındaki o karanlık ekranlardan söküp almak........

© Yeni Birlik