menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dijital miras özel hayatın gizliliğine karşı

13 0
21.08.2026

Miras hukukundaki küllî halefiyet ilkesi gereği, ölen kişinin tüm hak ve borçları bir kül (bütün) halinde mirasçılarına geçer. Kişinin taşınır ve taşınmaz malları, nakit parası, altın-gümüş ve diğer değerli eşyaları, şirket hisseleri, alacakları ve bir maddi değer ifade eden diğer fiziksel eşyaları bu kapsama dahildir. Ölen kişiden geriye kalan bu mal varlığının tamamı birlikte tereke olarak adlandırılmaktadır.

Bilişim çağıyla beraber hayatımıza dahil olan dijital varlıkların hukuki statüsü, bunların eşya olup olmadığı (geleneksel olarak, kişilerin üzerinde fiili egemenlik kurabildiği, ekonomik ve maddi bir değeri olan, insan dışı, sınırları belli ve bağımsız fiziksel varlıklar eşya olarak tanımlanır) ve dolayısıyla sahibinin ölümü halinde mirasçılara geçip geçmeyeceği, özellikle medeni hukukçular ile bilişim hukukçuları arasında sıkça müzakere edilen konulardan biri haline gelmiştir.

“Dijital miras” kavramı ise normal miras kavramından farklı bir kavram olmamakla birlikte, dijital varlıkların miras olarak kalması konusu, doktrinde bazı çalışmalarda “dijital miras” olarak adlandırılmış ve dilimizde yer edinmiştir.

TÜM DİJİTAL VARLIKLAR TEREKEYE DAHİL MİDİR?

Miras hukukunda asıl olan kural “küllî halefiyet” ilkesidir. Buna göre kural olarak maddî değeri olan tüm varlıklar terekeye dahildir. Ölüm anı ile birlikte tereke mirasçılara ait olacağından, mirasçılar bu tereke üzerinde iştirak halinde mülkiyet kuralları kapsamında diledikleri gibi tasarrufta bulunabileceklerdir. Bu ilke kapsamında kripto paralar ve NFT’ler gibi maddî değeri olan dijital varlıkların terekeye dahil olacağı konusunda doktrinde herhangi bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Ancak sosyal medya hesapları başta olmak üzere kullanıcı hesaplarının miras olarak kalıp kalmayacağı konusu tartışmalı bir konudur.

Kullanıcı hesapları temel olarak kişisel gizli hesaplardır. Bu hesapların kullanıcı adı ya da şifrelerini, hesap sahibi dışında çoğu zaman hesap sahibinin eşi ve çocukları da dahil olmak üzere hiç kimse bilmemektedir. Zira bu hesaplar kişilerin en mahrem bilgilerinin bulunduğu, en özel iletişimlerinin yer aldığı hesaplardır. Sadece hesap sahibinin değil, aynı zamanda hesap sahibinin iletişim kurduğu diğer kişilerin de mahrem iletişimleri bu hesaplarda yer almaktadır. Bu nedenle sadece ölen kişinin değil aynı zamanda ölen kişi ile iletişim kuran diğer kişilerin de özel hayatının gizliliğinin ya da iletişiminin gizliliğinin ihlali söz konusu olabilecektir. Bu aşamada evrensel ve anayasal insan hakları olan özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin gizliliği ve iletişimin gizliliği hakları ortaya çıkmaktadır. Durumu esprili bir şekilde ifade etmek gerekirse;........

© Yeni Birlik