menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Sen kendini bir şey mi zannediyorsun?” demek, ne demektir?

15 0
27.09.2026

Oysa her insan bir şey değil, çok şeydir. Kendini ve muhatabını okuyabilen aslında âlem içinde âlemler olduğunu fark eder. Taş, toprak, bitki olmayıp, varlık âlemine çıkmak, hayat sahibi olmak, pek çok canlı mahluk içinden seçilip, bin bir esmaya mazhar insan olmak ne heyecan verici ne muhteşem bir şeydir. Bu, ne çok şükre vesiledir.

Kişi, o sanat-i İlâhî üzerindeki ince sanatları okuyamıyor ve onu anlamsızlıkla yorumluyorsa, bu, o eserin anlamsızlığına değil, manasını okuyamayanın cahilliğine delildir.

‘Sen kendini bir şey mi zannediyorsun?’ ifadesinin altında ciddi bir ‘ben’ vardır. Kendini böyle bir hakem makamında gören kişi, muhatabına söylediği sözün arkasında kendi varlığını, enesini göstermek istiyordur.

İnsan, dış dünyayı kendi aynasındaki rengiyle görür. “Benim nefsim herkesten aşağıdır, kusurludur…” diyen, tevazu makamındadır, olgundur, büyüktür. “Benim kusurum yok..., insanlar kötüdür...” diyen; âlemi, insanları kusur penceresinden görüyordur ve bu kişi nakıstır. İnsan, cümlesindedir. “O çok değerli bir insan..., Ortam ne kadar da güzel...” diyen, o kişide, o ortamda neyi büyüttüğüne işaret eder. Aynı insanı bir başkası değerlendirdiğinde, onun gördüklerinden başka dinamikleri görüyorsa, burada güçlü faktör gören kişinin bakış açısıdır.

Bediüzzaman, “Bir bahçeye girsem, iyisini intihab ederim. Koparmasından zahmet çeksem hoşlanırım. Çürüğünü, yetişmemişini görsem ‘Huz mâ safâ’ derim. Muhataplarımı da öyle arzu ederim.” (Mesnevî-i Nuriye) diyerek, bizim de ne yapmamız gerektiğine dikkat çeker.

İnsan da bir bahçe gibidir. İyi şeyler de vardır, fena şeyler de. İyi........

© Yeni Asya