Cevşen Şia duası mı? (1)
Merhum Abdullah kardeşimle, senelerdir muarefemiz vardır. Bir çok mes'elede, hasb-ı hâl ve istişare ederdik. En son, gazetemizin umumî neşriyat müdürü olmasından sonra ise, hem cemaatî, hem de içtimai ve siyasî bir çok mes'elede konuşur, andlaşırdık.
Bazen de mühim şeyler tesbit ettiğinde bana yollar "Abi, bunu bir yazın" derdi. Vefat etmeden bir müddet önce yolladığı şey de, soyadı "İslâmoğlu" olan birinin hem Üstad, hem de Cevşen aleyhindeki konuşmasıydı. Bunu da seyredip, yazmamızı arzu etmişti. Videonun tamamına değil de, bir kısmını seyrettikten sonra kendisine dedim ki, "Abdullah, bu Cevşen ile alâkalı zaten bir makale yazacaktım. Bunun gibi iki hadise daha var. Ama bu üçüncüsü oldu. Yazayım inşâallah!" O iki hadise de birisi şu: 80'den sonra Yeni Asya okumayı bırakıp, sırf siyasî fikirlerine mutabık diye, bir başka "Yeni" ile başlayan gazeteyi okuyan Nur talebelerinin okuduğu o gazetelerinde, nevzuhûr bir kadının yazdığı, saçma bir yazısı. (https://www.yenisafak.com/yazarlar/cemilebayraktar/cevsen-duasi-fazileti-deniyor-da-ya-kaynagi-2025127) İkincisi de: Diğer cemaatlerimizden bir arkadaş bir kaç sene evvel bana, "ihtiyar hocacıların" ilmihâlinin indeksinden, “Cevşen” maddesini gösterdi. Aynen şöyle yazıyordu: "Cevşen=Şia duası". O arkadaşa "A be kardeşim! Bu kadar mı olur yani, yuh olsun onlara!" dedim. İşte bunları kastederek yazacağımı söyledim. Ama Abdullah, Rabb-i Rahîm’ine kavuştu. Onun ve bir iki zatın tâziye makalesinden sonra, daha yazmaya elim varmadı. Bu makale ile, o hissiyatımızı bırakıp devam ediyorum inşaallah!
Ben Risale-i Nurlarla müşerref olana kadar, "Cevşen" kelimesini duymamış ve de, ne olduğunu bilmiyordum. Ağabeyler okuyor, ben de dinliyordum ve hoşuma gidiyordu. Muazzam bir zikir ve dua kitabı olduğunu anlıyordum. Zamanla tabiî, ne olduğunu öğrendik,........
