menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ramazan’da Oruç: Bir disiplin ve mükâfat yolculuğu

9 1
06.03.2025

Ramazan-ı Şerif’teki oruç, Üstad’ın deyişiyle “şeâir-i İslâmiyenin âzamlarından” biridir. Biz Müslümanlar olarak ‘şeâir’i ne kadar biliyor ve tanıyoruz? Sahurdan iftar vaktine kadar sadece midemizi aç bırakmak mı, yoksa başka bir anlamı mı vardır?

1-Bediüzzaman Hazretleri, Ramazan orucunun birçok hikmetinin olduğunu açıklamaktadır. Cenab-ı Hak, yeryüzünü aklımız ve hayal gücümüze sığdıramadığımız bir düzen içinde, bir “sofra-i nimet” olarak yaratmıştır. İşte Ramazan-ı Şerif’teki oruç, ehl-i imanı büyük bir ordu durumuna getirerek, kumandanının emrini bekler bir hâle sokar.

2- Ramazan-ı Şerif’teki oruç, Cenab-ı Hakkın biz kullarına verdiği sayısız nimetlere karşı nasıl şükretmemiz gerektiği konusunda bizlere yol göstermektedir. Nasıl ki günlük hayatta bize verilen en basit bir hediye, yüzümüze gösterilen bir gülümseme ya da söylenen güzel söz bizi mutlu eder ve bunlara karşı nasıl teşekkür ediyorsak, bizi yoktan var eden, taş ve toprak yapmamış, can ve ruh vermiş, bitki ve hayvandan üstün, yani ‘mahlûkatın en şereflisi olan insan’ olarak yaratmış, üstüne üstlük İslâm’la bizi şereflendirmiş olan Yaratıcı’ya karşı vücudumuzun hücrelerinin çarpımından kat kat fazla şükretmeliyiz. İşte oruç, bize şükür kapısını açar. Ramazan-ı Şerif’teki oruç, bizi gerçek “hakikî vazife-i insaniye olan şükrün anahtarına” götürür.

3- Ramazan orucunun, insanın toplumsal yaşamında birçok faydası vardır. İnsanlar, maddî geçim durumlarına göre farklı değerlerle yaratılmışlardır. Kişinin maddî yaşama şartları farklıdır. Bu sonuçlar insanlar genellikle zengin ve fakir olarak........

© Yeni Asya