Seyda’nın vatanında Ramazan’ı yaşamak (2)
Bediüzzaman’ın Van’a ilk gelişi, 1897’de bir davetle olmuş, bu durum, 3 Mart 1916 tarihinde Ruslara esir düşünceye kadar 20 yıl kadar devam etmiştir.
6 yıl Vali Tahir Paşanın konağında kalmış, 1899 da Arapça Kızıl İ’caz’ı telif etmiştir. Pozitif ilimlere ait eserleri incelemiş. Horhor Medresesini kurup ders vermiştir. Din ve fen ilimlerindeki üstünlüğünden dolayı Van ulemasınca “Bediüzzaman” lâkabı verilmiştir. (1898 -1903)
Konakta Türkçe’yi kurallarıyla öğrenip ilk Türkçe mektubunu Başit’ten, Vali Tahir Paşa’ya yazmıştır. İngiliz Sömürgeler Bakanının sinsi planına “Kur’ân’ın sönmez ve söndürülmez manevî bir güneş olduğunu" dünyaya ispat etme kararına burada varmıştır. (1900) Hizan’a dönmüştür. (1903)
Van Edremit’te Medresetüzzehra’nın temelini atmış, Tâlikat isimli eserini neşretmiştir. (1913)
Üstadın 1. Cihan Harbindeki en yakın talebelerinden Çoravanisli Ali Çavuş'un oğlu Fevzi Aras Ağabey hatıralarını anlatırken
Birinci Dünya Harbi’nde talebeleriyle birlikte Gönüllü Milis Alayı Komutanı olarak, Ermeniler ve Ruslarla savaşmış, cephede İşârâtü’l-İ’caz’ı telif etmiştir. (1914 -1915)
Bitlis savunması sırasında yaralanıp, Ruslara esir düşmüş, Van, Culfa, Tiflis, Kologrif ve Kostroma'ya götürülmüştür. (3 Mart 1916)
İlk Mecliste milletvekillerinin namazda gösterdikleri ihmal dolayısıyla yayınladığı beyannameden dolayı Mustafa Kemal ile tartışarak Ankara’dan ayrılıp Van’a gelmiştir. Burada Zühre, Zühre’nin Zeyli, Hubab ve Zeylü’l-Hubab isimli eserlerini yazmış, Tedrisat Umum Müdürlüğünce Van’da vaizlik kadrosu verilmiştir. (1923)
Çoravanis Köyü ve Erek Dağında talebe yetiştirmeyi sürdürmüştür. Asılsız bir bahaneyle Van’dan alınarak mecburî ikamet için Burdur’a gönderilmiştir. (1923-1926)
Bu unutulmaz, çileli ama şerefli, dava ve serüvenin Van hatıraları canlılık ve tazeliğini sarsılmadan vefayla devam ettiriyor. Çoravanis, Erek Dağı, Van Kalesi, Horhor........
