menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kalpteki şüphe imanı giderir mi? -2

14 0
11.07.2026

1. Bunlar, delile dayanıyorsa, sahih ise, kabul. 

2. Âyet veya hadiste murad edilen mânâ haktır. Bu ikisinde ittifak etmek gerektir.  

3. Fakat bu nakil ile aktarılmak istenen yoruma katılmıyorum. Bu konuda farklı düşünüyorum.

İlk iki hususta itiraz yoksa, âyet veya hadis inkâr edilmiyor ve kastedilen murad kabul ediliyorsa, “Ben başka bir mânâ çıkarıyorum.” demek, kişiyi küfre sokmaz. Zaten müctehidlerin, müfessirlerin farklı yorum ve izahları bunu göstermektedir.

Siyasal İslâmcılar Erbakan önderliğinde siyasete atıldıklarında ağızlarından düşürmedikleri âyet şuydu: “Kimler Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezlerse, onlar kâfirlerin, zalimlerin, fâsıkların ta kendileridir.” 

Maide 44’ü muhâliflerine silah olarak kullananlara, Nur talebelerinin tavrı ne olmuştu: 

Âyet haktır. Murâd-ı ilâhî kabulümüzdür. Fakat murâd-ı ilâhî yorumladığınız gibi değildir. Bediüzzaman Hazretleri “Kim hükmetmezse” ifadesinin “kim tasdik etmezse” mânâsında kullanıldığını söylüyor…  

“Kalbinden imânî bir konuda şüphe geçiren kişinin imanı gider.” düşüncesinin delili olarak Lem’alardaki “Bir şüphe vücud-u İlahiyeye dair kalbe gelse kat'i bir delil gibi ona yapışmaya meyleder, büyük bir helâket kapısı ona açılır...” cümlesinin gösterilmesine tavrımız da aynıdır. Mezkür naklin muradı neyse kabulümüzdür lâkin mânâ başka olmak gerektir.

Burada, kalbî şüphelerin tehlikesi, helâkete kapı açtığı, ifade edilmektedir. Buradan, kalbî şüphenin kesin olarak küfrü netice verdiği hükmü çıkarılamaz. 

Kastamonu Lâhikası’nda:“Kalbin ve hayalin âyinelerinde rızasız, ihtiyarsız gelen pis ve çirkin ve küfrî hâtıralar zarar vermezler. Çünkü ilm-i usulde tasavvur-u küfür,........

© Yeni Asya