menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bediüzzaman’ın yanında beş dakika olmak

14 0
yesterday

Ramazan Kurt ve iki arkadaşı Cizre’de âlim Şeyh Seyda’nın ziyaretine yaya olarak yola çıktılar. Şeyh Seyda’nın medresesine vardıklarında şeyhin yaylaya Bağlarbaşı’na (serdahl) gittiğini söylediler. Ramazan ve arkadaşları hemen yola çıkarak yaklaşık 7 km yaya yol aldıktan sonra yaylaya vardılar. Yaylaya vardıklarında “iğne atsan yere düşmez” âlim, talebe ve bölgenin tanınmış ağaları vardı. Ramazan ve arkadaşları kalabalığa karışarak boş bir yere oturdular. O gün cemaatle namazlarını kıldılar. Ertesi gün erken kalkarak sabah namazına hazırlık yaparken ömürlerinde ilk defa bu kadar güzel ezan okuyan bir ses duydular.  Ramazan Kurt ezan sesine öylesine kendini kaptırdı ki yerinden deprenmeden ezan bitinceye kadar ayakta bekledi. Kendi kendine “acaba bu Bilal-i Habeş mi?” dedi. Aradan 75 yıl geçmesine rağmen Mele Ramazan o ezan sesini ilk gün duymuş gibi hafızasında canlılığını koruduğunu söyledi. 

Sabah ezanı okunduktan sonra şeyh kalabalık bir cemaatle sabah namazı kıldırdı. Namazdan sonra şeyh odasına çekildi. Ramazan ve arkadaşları kısa bir uykudan sonra kahvaltı için salona geldiler. Çorbalarını içerken gözleri ezan okuyan kişinin üzerindeydi. Ezanı okuyan kişi Iraklı bir misafirdi. Şeyhin halifelerinden biri Iraklı misafire:,“Nereden geliyorsun ne işle meşgulsün” dedi. Iraklı misafir: “Irak’tan geliyorum matbaa işi yapıyorum. Matbaada Risale-i Nurları Arapça basarak yayın yapıyorum” dedi. Şeyhin halifesi, “Şeyhin ziyaretine tövbe etmek, tarikata girmek için mi geldin” dedi. Iraklı misafir, “Hayır şeyhi ziyaret için geldim, camide ziyaret yaptım yarın Isparta’ya Bediüzzaman Said Nursî’yi ziyarete gideceğim” dedi. Şeyhin halifesi, “İnsanlar Medine’den buraya Şeyh Seyda’nın ziyarete gelip tarikatına........

© Yeni Asya