“Siyaset çürütülüyor!”
Mahallî seçimlerin üzerinden henüz iki yıl geçti. İktidar partisi önemli ölçüde oy kaybederken çok sayıda belediye muhalefete geçti. AKP Türkiye genelinde 549 belediye kazanmıştı. Şu anda bu sayı 78 artarak 627’ye yükseldi! 30’dan fazla belediye başkanı tutuklandı ya da görevden uzaklaştırıldı. Bir hesaba göre, Türkiye'nin yüzde 60'ı, seçtiği partinin belediye başkanı tarafından yönetilmiyor. Bu durum, demokrasinin zayıflamasına, milletin iradesinin yok sayılması anlamına gelmektedir.
AKP eski milletvekili Şamil Tayyar, bu durumu değerlendirirken, “Görevdeki milletvekili veya belediye başkanlarının transferi, gidene zarar vermez, gelene fayda sağlamaz. Sadece siyaseti çürütür. Siyasetçinin “güvenilmez” algısını pekiştirir. Seçilmiş biri parti değiştirecekse görevini bırakıp öyle gitmelidir… En iyi ittifak veya işbirliği, milletle yapılanıdır. Transfer, geçici hüzün veya sevinçtir, kalıcı değil” diyor.
Bu değerlendirme; partisine katılan milletvekili belediye başkanlarına rozet takın Erdoğan’ın parti değiştiren milletvekilleriyle ilgili “Gönül şunu arzu eder ki; bir insan bir partinin bayrağı altında seçime giriyorsa, o parti ile hareket eder. Ayrılıyorsa da sadece partiden ayrılmaz. Eğer dürüstse o zaman parlamentodan ayrılır. Milletvekilliğinden ayrılır. Olması gereken ahlâkî durum bunu gerektirir…” sözlerini hatırlatıyor.
Bu siyaset tarzını benimseyenler Siyasî Ahlâk Kanunu’nun çıkmasını ister mi?
Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, Meclis’te “TBMM ve siyasetin saygınlığı” hakkında yaptığı konuşmada, “Geçmişten günümüze kadar liderler toplumda nasıl tanımlanırlar?” sorusuyla başladığı konuşmasına geçmiş siyasetçilerin nasıl hatırlandığını anlatarak başladı.
İsmet İnönü’nün “Millî Şef”, Adnan Menderes hürriyetçi siyaset söylemleriyle “Halkın ve Milletin Adamı”, Süleyman........
