menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Bu çizgileri evde de çizerim”

6 0
previous day

1985 yılında öğretmenliğe Gümüşhane ili, Torul ilçesinin Küçük Yücebelen köyünde başladım. Köyümüz Zigana dağının yamacına kuruluydu. Kadırga yaylasına yürüme mesafesindeydi. Köy 30-40 haneydi evler birbirine uzaktı. Köy yamacın bütününü kaplıyordu. Sıvası çamurdan bir derslikli ve bitişiğinde lojmanı olan okulum köyün ortası sayılacak bir yere kuruluydu. Bahçesi sadece 300 metre karelik bir düzlüktü. Köye 6 kilometre uzaklıkta üç haneden müteşekkil bir mahallesi de vardı. O üç hanenin çocukları da benim okula geliyorlardı. Her sabah 6 km yokuş yukarı yaya yürürlerdi. Yolun büyük bir kısmı patika, az bir kısmı tek arabanın geçebileceği toprak yoldu. Bu çocuklar haftanın beş günü 6 km yolu çıkıp dersleri bitince tekrar 6 km inerlerdi. Her gün toplamda 12 km yol yürürlerdi. Malum Karadeniz bölgesinde güneş nadir görünür genelde de kar yağardı. İşte bu karda-kışta Yonuzlu mahallesinden hiçbir günü aksatmadan okula gelirdi bu öğrencilerim. Karın yoğun yağdığı veya fırtınalı günlerde bir veli beraberlerinde okula kadar gelirdi. İçeri buyur ederdim. Yanan sobanın yanında ısındıktan sonra bir köylünün evine giderdi. Dersler bitince tekrar öğrencileri alıp Yonuzlu mahallesine dönerlerdi.

1986 yılında Yonuzlu mahallesinden Hacı adında bir veli Hamza Ünlü adındaki çocuğunu getirdi ve “Hocam, Hamza benim oğlum onun kaydını yapar mısınız?” dedi. Elbette dedim ve Hamza’nın kaydını birinci sınıfa yaptım. “Hamza yarın sen de ağabey ve ablalarınla beraber okula geleceksin tamam mı?” dedim. Hamza mimikleriyle ve biraz da sıkılarak evet demek istedi. Babası elinden tutarak tekrar yola koyulup Yonuzlu mahallesindeki evlerine gittiler. Ertesi gün, daha sonraki günler Hamza diğer öğrencilerimle beraber okuluna geldi. Tek derslik ve tek öğretmen olduğu için beş sınıfı bir arada okutuyordum. Müfredat gereği ders planımızda hangi sınıfların öğretmenli,........

© Yeni Asya