Yeni Asya: Bir gazeteden öte
O, sadece günlük haberleri aktaran bir yayın organı değil; aynı zamanda bir fikrin, bir duruşun ve bir medeniyet tasavvurunun sesi olmuştur.
1970 yılında yayın hayatına başlayan ve benim de 1977'den beri okuyucusu olduğum Yeni Asya, yarım asrı aşan yolculuğunda yalnızca bir gazete olmanın ötesine geçmiş; bir fikir ve kültür mektebi hâline gelmiştir. Onun sayfalarında sadece siyasetin gündelik tartışmaları değil; iman, ahlâk, hürriyet, adalet ve insan hakları gibi daha derin meseleler ele alınmıştır.
Bu gazetenin fikir dünyasını besleyen en önemli kaynaklardan biri, Üstad Said Nursî’nin Kur’ân ve sünnet ışığında ortaya koyduğu eserlerdir. Bediüzzaman’ın savunduğu meşveret, hürriyet ve hukuk anlayışı Yeni Asya’nın yayın çizgisinde açıkça hissedilir. Bu yönüyle gazete, din ile ilimlerin çatışan değil; birbirini tamamlayan değerler olduğunu savunan bir anlayışın sesi olmuştur.
Eski okuyucular anlatır: Sabahın erken saatlerinde bayiden alınan gazete, çoğu zaman sadece okunup kenara bırakılmazdı. Evde, işyerinde veya dost meclislerinde sayfalar tek tek müzakere edilirdi. Yazılar üzerine uzun sohbetler yapılır, bir fikir üzerinde uzun süre konuşulurdu. Sonra da bir başka insan okusun ve ona da faydası olsun diye hediye edilirdi. Çünkü Yeni Asya yalnızca bir gazete değil; aynı zamanda düşünmeye kapı açan bir mektepti.
Belki de bu yüzden Yeni Asya okuyucusu sıradan bir okuyucu değildir. O, yalnızca gündemi takip eden biri değil;........
