menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ramazan bize neyi hatırlatıyor?

10 0
26.02.2026

Neden yaşadığını, nimetlerin kıymetini, kulluğun manasını ve hayatın asıl gayesini zamanla gözden kaçırır. Ramazan, unutulan hakikatleri yeniden hatırlatan İlâhî bir davet gibidir.

Kur’ân-ı Kerîm, Ramazan ayını şöyle tanıtır: “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici olarak Kur’ân’ın indirildiği aydır.” (Bakara Suresi: 185. )

Bu ayetin işaret ettiği hakikat açıktır: Ramazan’ın özü Kur’ân’la yeniden buluşmaktır. Oruç, bedenin sustuğu; fakat kalbin konuşmaya başladığı bir terbiyedir. İnsan gün boyu helâl olan nimetlerden bile uzak durarak nefsine hâkim olmayı öğrenir. Peygamber Efendimizin (asm), “Oruç bir kalkandır” buyurması, onun insanı günahlara karşı koruyan manevî bir siper olduğunu ifade eder.

Hakikatte nefis çoğu zaman toklukla güçlenir, açlıkla ise dizginlenir. Bu sebeple nefis ancak açlıkla terbiye edilir. Oruç, insanın her istediğini hemen elde etme alışkanlığını kırar; sabrı öğretir, kalbi inceltir. Açlık sayesinde insan kendi aczini hisseder, kibir zayıflar ve kul olduğunu daha derinden anlar.

Ancak oruç yalnızca mideye açlık çektirmek değildir. Gerçek oruç; gözün harama bakmaktan, kulağın kötü sözden, dilin kırıcı ifadelerden uzak durmasıyla tamamlanır. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm), “Kim yalan sözü ve onunla amel etmeyi bırakmazsa, Allah’ın onun yemesini içmesini bırakmasına ihtiyacı yoktur” buyurur. Bu hadis, orucun sadece bedenî değil, ahlâkî ve manevî bir arınma olduğunu açıkça gösterir.

Ramazan, imanla değer kazanır; inançla kıymet alır. Çünkü ibadetlerin ruhu imandır, ihlastır. İman olmadan açlık sadece bir perhiz olur; imanla ise kulluğa dönüşür. Said Nursî’nin veciz ifadesiyle,........

© Yeni Asya