Mazeretler bizi sorumluluktan kurtarır mı?
Mazeretler toplumun ruhunu felç edecek komplo teorilerine dönüşür.
İnsanoğlu bir mazeret fabrikası sanki! Daima kendini aklamak ve başkalarını suçlamak için mazeret üretme fabrikası...
Üzerimize düşen işleri yapmıyor, sürekli bahaneler üretiyoruz.
Halbuki; yüzlerce mazeret binlerce bahane, bir tek başarının yerini tutamaz. Mazeretler bize fayda sağlamaz, başarıya ulaştırmaz. Mazeret üretmek vicdanımızı tatmin etmez, mesuliyetten kurtarmaz.
Mazeret üretiminin temelinde insanın zaafları var. Tembellik, karamsarlık, ümitsizlik, bilgisizlik, korku, özgüven eksikliği, yalancılık, kendini temize çıkarma vs.
Mazeret üretiminin en önemli nedeni ruh, beyin ve beden tembelliğidir.
Hayatın getirdiği belirsizliklerden korkanlar rutin işler dışında bir görev üstlenmek istemez.
Gerekli bilgi ve mücadele azminden mahrum olanlar, bir işe giriştiklerinde önlerine çıkan ilk engelde, hemen teslim bayrağı çeker.
Bilgisizliğini ve dirençsizliğini örtmek için mazeret üretme tuzağına düşer.
Öğrenci ders çalışmamak, işçi işini savsaklamak, görevlilerin görevlerini yapmamak için bahane üretiyor.
Siyasetçi, hizmet yerine hamaset ve mazeret üretiyor, başarısızlığı için başkalarını suçluyor.
Ailede, toplumda, ticarette, siyasette, iman hizmetlerindeki mazeretleri görüyor, yaşıyor, birlikte üretiyoruz.
“İnsanlar fırsatları beklerken, fırsatlar da insanları beklermiş;........
