menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir duanın zaferi

11 0
17.04.2026

Dizi: Bursa’nın Fethinin 700. yılı - 3 İSLAM YAŞAR'IN KALEMİNDEN...

6 NİSAN 1326'DA FETİH GERÇEKLEŞTİ

1326 yılında Bursa’da doğmuştu. Babası Orhan Gazi, annesi Nilüfer Hatundu. Doğduğu yılın Osman Gazi’nin vefat ettiği ve Bursa’nın fethedildiği tarih olması hasebiyle hanedan mensuplarının yanı sıra Bursa halkı da ona hep farklı bir nazarla bakmıştı. Ailesi Murad adını verdiği hâlde Bursalılar ona mezkûr sıfatı yakıştırmıştı. 

‘Sahip, efendi, hâkim, âmir, hükümdar, sultan, padişah’ gibi manalar ihtiva ediyordu o sıfat. Bursalılar, hayatının gençlik safhasında ve şehzadelik yıllarında o kelimelerin manalarının onda mündemiç olduğunu gördükleri, yerine göre hepsini yaşadığına şahit oldukları için şehzade Murad’ı hep bu sıfatla anmışlardı.

Osmanlı’nın devlet işleyişi geleneğinde şehzadeler, bir nevi padişahlık eğitimi olan sancak beyi vazifesini ekseriyetle lala paşalarının nezaretinde ve payitahttan uzak şehirlerde yaptıkları hâlde Orhan Bey, belki de bizzat kendisi yetiştirmek istediği için onun sancak beyliği vazifesini Bursa Bey Sancağı’nda, Lala Şahin Paşanın nezaretinde yapmasını sağlamıştı.  

Murad Hüdavendigâr Şecaatli, sahavetli, merhametli, hayırsever, âdil bir şahsiyetti. Orta boylu, yuvarlak yüzlü, koç burunlu, mehabetli, atletik yapılı göreni kendisine hayran bırakan müessir bir görüntüsü vardı. Şehzadeliği sırasında devlet idare siyaseti, ordu komutası ile birlikte tarih, dil, sanat, şiir gibi hususlarda da kendisini yetiştirmişti.    

Şahsiyeti, cesareti, metaneti, muttaki yaşayışı ile Orhan Gazi’nin yegâne veliahdı liyakati gösteren ağabeyi Süleyman Gazi’nin erken vefatı, onun insanî hasletlerini ve askerî meziyetlerini göstermesine vesile olmuştu. Şehzadeliği sırasında babasının girdiği bütün savaşlara katılmış cesaretiyle, metanetiyle, zekâsıyla, sükunetiyle, muhabbetiyle, hamiyetiyle her seviyeden, dinden, ırktan cinsten insan üzerinde samimi bir sevgi hâlesi husûle getirmişti. 

Bey Sancaklığı ve Koca-ili başta olmak üzere pek çok kalede sancak beyliği, kale komutanlığı yapsa da Bursa’dan hiç kopmamıştı. Her gittiği yerden pek çok maddî imkân ve manevî meziyetle dönmüştü Bursa’ya. Ganimetini, hazinesini ve manevî, askerî müktesebatını bu ilk şehir için kullanmaya hususî bir itina göstermişti. 

Şehzade Murad; Lala Şahin, Çandarlı, Gazi Evrenos, Timurtaş, Hacı İlbey gibi paşalarla birlikte Balkanlar’ın fethi ile meşgulken 1362 yılının mart ayında babası Orhan Bey’in vefat ettiği haberini alınca hemen Bursa’ya dönüp tahta oturarak kardeşleri arasında taht kavgası kargaşası çıkmasına fırsat vermemişti. 

İç karışıklıklarla veya beylikler arasındaki çekişmelerle meşgul olarak, iyice hızını almış olan Balkan fethini yarım bırakmak istememişti. Şehirde sükûneti sağlayıp Osmanlı’ya saldırmak için fırsat kollayan bazı Anadolu beyliklerini sindirmiş, bazıları ile geçici anlaşmalar yaparak tekrar Balkanlar’a dönmüştü. 

Yanında yine Bursa’da yetişen Evlâd-ı Fatihân, gönlünde Bursa hasreti vardı. Bursa’dan ziyade Edirne’de yaşamış, Balkanlar’da at koşturmuştu ama oralarda kazandığı ganimetlerle Bursa’yı imar etme cihetine gitmişti. Çok sevdiği, seyrine doyamadığı Bursa Ovası’na hâkim olan Çekirge sırtlarına yaptırdığı külliyetin bahçesine ve muhteşem caminin hemen yanına türbe yerini ayırtmayı da ihmal etmemişti. 

BALKANLARA VURULAN BURSA MÜHRÜ

Bursa’dan her ayrıldığında, yaşadığı ve gittiği yerlere Bursa’dan, Bursa’ya has çekirdek misâl bazı değerler götürmüşü. Bu sayede Balkanlar’da fethedilen her şehir kalelerine, kasabalarına, köylerine varıncaya kadar Bursa’dan maddî, manevî, tabii, tarihî izler taşıyarak bir cihette Bursa’ya benzemişti. 

Böylece Orhan Gazi zamanında çimlenip yeşillenerek fidan olan çınar hüviyetli Bursa adlı şehir çekirdeği, Bursa’yı çınar bahçesi hâline getirmesinin yanı sıra Hüdavendigâr’ın ve Evlad-ı Fatihan neferlerinin maharetiyle zaman, mekân toprağında kök salmış, kıtalara dal budak gererek Osman Gazi’nin rüyasını hakikat hâline getirmişti.  

Dedesi Osman Gazi,........

© Yeni Asya