Hesap vereceğiz
Cenab-ı Allah En'âm Suresi’nin 51. âyetinde, "Rablerinin huzûrunda toplanacaklarından korkanları Kur'ân'la uyar. Onlar için Allâh'tan başka ne bir dost, ne de bir şefâatçi vardır. Umulur ki Allâh'tan korkarlar" buyurmuştur. "Hüccetü'l-lâhü’l-bâliğa" yani kesin ve en üstün delil Allah'ındır. Cenab-ı Hak isteseydi hepimizi hidâyete erdirirdi." (En'âm Suresi: 149)
Fakat Allahu Teâlâ sınav yapmak için ve insanları yaptıklarından sorumlu tutmak için, cüz’î irade verdi.
Cüz’î iradesini, iman etmede ve helâl dairede kullananlar Cennetle mükâfâtlandırılacaklardır. Cüz’î ve hür iradesini inkâr ve zulüm için kullananlar ise, Cehennem azâbı ile cezâlandırılacaklardır. Çünkü, "Geceleyin sizi ölü gibi uyutan odur. Bununla berâber gündüz kazandıklarınızı da bilir. Sonra takdir edilen ömür tamamlansın diye, sizi gündüzün içinde uyandırır. Sonunda dönüşünüz onadır. Sonra o, size neler işlediğinizi haber verecektir." (En'âm Suresi: 60)
Güneş, dünya sarayımızı aydınlatıyor ve ısıtıyor. Ta ki, işlerimizi görelim ve çalışıp salih amel işleyelim. Ay ise, güneşten aldığı ışıkla dünya sarayımızda gece lambası görevi yapıyor. Hülâsa; gece, gündüz, ay ve güneş emrimize verilmiş. Güneş ışığı olmasaydı gözümüzün hiçbir kıymeti olmazdı. Çünkü göz, ışık olmadan göremez.
Sebze ve meyveleriyle yeryüzü emrimizde.........
