Bize ne oldu?
Söz konusu olan ahlâkî çürümeler sadece sınır tanımayan arsızlıklar ve iffetsizlikler değil elbette.
Çocuk yaşlarındaki evlatlarımızın ve hayatlarının baharındaki gençlerimizin alkol, uyuşturucu bağımlılıkları… Sosyal medyada işlenen cinayetlerden etkilenerek çocuk yaşlarındaki gençlerimizin üzerlerinde taşıdıkları silahlarla gözlerini kırpmadan işledikleri cinayetler… Deyim yerinde ise âdeta her an patlamaya hazır bir bomba haline gelen bir toplum…
Hemen hepimizin Müslüman ülke olarak iftiharla dillendirdiğimiz bu güzel ülkemizde ne oldu da başta gençlerimiz olarak her yaştan insanlarımız ateizm, deizm gibi inançsızlıkların girdaplarına düştüler.
Zübeyir Ağabeyin, ”Bir gencin dinsiz olması karşısında, bir kalbin atom zerratı adedince paramparça olması gerekir…” diye feveran ederek işaret ettiği ifadelerinin neresindeyiz acaba? Değil bir tek gencimizin belki de bugün milyonlarca gencimizin manevî hayatlarını mahveden, ebedî hayatlarını karartan bu tehlikeye karşı ne yapıyoruz?
Elbette durup dururken, hiçbir sebep yok iken toplum kendi kendine bu içler acısı duruma düşmedi. Müslüman olması hasebiyle bu güzel ülkemizde huzur........
