menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yedinci Söz’den hayatın içine bakış

19 0
02.08.2026

Yedinci Söz, temsille anlatılan yerlerin başında gelir. Hikâyede sağında ve solunda iki derin yara, önünde darağacı, arkasında bir aslan olan ve uzun bir yolculuğa çıkmak zorunda kalan bir asker vardır. Bu vaziyetinde iken sağ tarafından bir zat gelir ve ona bir tılsım vereceğini, o tılsım ile önündeki darağacının salıncağa döneceğini, arkasındaki aslanın musahhar bir ata döneceğini, sağ ve solundaki yaraların iki güzel çiçeğe dönüşeceğini ve gitmesi gereken yolculuk için vereceği biletle göz açıp kapayıncaya kadar gidip döneceğini söyler. 

Tam o sırada da sol tarafından ayyaş, aldatıcı bir adam gelir. Ve adamın diyaloğu şöyle:

Gel, gel, beraber işret edip keyfedelim. Şu güzel kız suretlerine bakalım. Şu hoş şarkıları dinleyelim. Şu tatlı yemekleri yiyelim.

Bırak şu anlaşılmaz işi. Hazır keyfimizi bozmayalım.

-Şu ellerindeki nedir?

-At şunu. Sağlamsın. Neyin var? Alkış zamanıdır.

-Şu elindeki kağıt nedir?

-Yırt bunları. Şu güzel bahar mevsiminde yolculuk bizim nemize lazım der. Herbir desise ile onu iknaya çalışır.

Şimdi bu satırlarda dikkatimi çeken şeylerden bir tanesi şu oldu:

Sağ taraftan giren zat, adamın yarası, hastalığı her ne ise, tam olarak onun tedavisi olan çareleri sunuyor. İki tarafında iki yara var, onun için süreceği bir ilaç veriyor. Gitmesi gereken bir yolculuk var. Bir anda oraya gidip döndürecek bir bilet veriyor. Arkasındaki aslanı ata, darağacını salıncağa dönüştürecek tılsımı öğretiyor. Baktığımızda birebir mukabil gelen şeyler. Peki diğeri ne yapıyor? Tatlı yemekleri yiyelim, güzel şarkılar dinleyelim, yolculuk nemize lazım, güzel kız suretlerine bakalım... Buna........

© Yeni Asya