menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sürahi

7 1
04.02.2025

İçimin billurunu akıttığım, mayi gibi süzülen, sinen, yavaş yavaş yürüyen bir şiir... Bulamadım. Bulsaydım, bir yol olurdu belki, bir kanal olurdu. Vuslatın en saf hâlini, tohumun, çekirdeğin çatlayan kabuğunu anlatan, yol olan, yoldan çağıran, yola çıkaran bir köprü...

Hayatın akışı denen bir yer var. Usul usul, yavaş yavaş akan bir nehir yatağı gibi, hiçbir yerde eğleşmeyen, oyalanmayan, ne olursa olsun yoluna devam eden bir yer... Geriye doğru baktığında su gibi akmışlığını gördüğün, ama bir saniyene baktığında hiç geçmeyen bir akış bu. Zamanın içinde hapsolmuşluğun, sessizliğin derinliğinde helezonlar çizdiğin, kendi içinde kendine derinleştiğin bir yer... Tarif et deseler edemezsin. Resmini çiz deseler renklerin yetmez. Bir şarkı olsa deseler, içindeki bütün tınılar sükût eder. Varoluşun pergarıyla........

© Yeni Asya