menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Beslemek ve beslenmek

2 0
latest

İnsanın ruhu beslediği kadar beslenmeyi de istiyor. Başkalarına pansuman yaptığı kadar kendi yaraları da görülsün istiyor. Hatıralar, anılar, yaşanan pek çok şey gözünün önünden gitmediği gibi, onunla ilgili anılar da hatırlansın istiyor. Aslında kalıcılık istiyor, bekâ istiyor, likâ istiyor. Duvarlara yazılmış resimler ve yazıtları biz şu anda çözmeye çalışıyoruz. Neden? İnsanların duygu aktarımına her dönemde ihtiyacı olmuş çünkü. Kâh resimle anlatmış meramını, kâh yazıyla, işaretlerle... Bir şekilde aktarmak istemiş kendini. Peki hep dinleyen taraf olunsaydı ne olurdu? Hep yara iyileştiren, pansuman yapan, şifa sunan, ilgilenen, şefkat gösteren, anaçlığıyla sarıp sarmalayan tek bir taraf... 

Çok zor bir ânınızı düşünün. Acile gitmişsiniz inliyorsunuz. Doktor hemen müdahale yapıyor, röntgen, tetkik, tahlil vs. Teşhisinizi koyuyor, ilaç veya serum veriyor, yatıyorsunuz, serumunuz bitince kapıdan çıkıp gidiyorsunuz. Hiç kimsenin aklına gelir mi, doktora gidip teşekkür ederim sayenizde kurtuldum, Allah razı olsun demek? Ya da daha sonra gidip bir çiçek götürmek... Ben hiç yapmadım, bilmem sizi. Hayatımızda da vardır böyle insanlar. Her sıkıştığınızda ona koştuğunuz... Ne söylerseniz söyleyin, hiçbir zaman yargılanmadan dinleneceğinizi bildiğiniz... Sesiyle, hâliyle sizi sarıp sarmalayan... İyi gelen nefesiyle dua eden... O acil doktoru gibi ruhunuzun röntgenini çekip sizi iyileştiren... Ve sizin ardınıza bakmadan gittiğiniz... Kıymetini bilmediğiniz, takdir etmediğiniz, bir güzel sözü esirgediğiniz insanların başında gelir onlar. Neden? Bilen........

© Yeni Asya