Sağlıklı hayat prensipleri - 8
Endüstri ürünü gıdalara yüklenen kimyasal katkılarla, yaradılış yapılarındaki genetik şifreler değiştirilerek, besleyici değerleri yok edilmiş, organizma için faydasız ve çöp hâline getirilen bu ürünlerle beslenen toplumun büyük kesimi, farkına varamadıkları gizli açlık sonucu, çeşitli hastalıklarla yıpranıp, gitmektedir. Eskiden dünyanın bazı bölgelerinde yaşanan veba, kolera, tifüs gibi salgın hastalıklarla büyük insan kayıpları yaşanıyordu. Ama zamanımızda sayıları milyonlarla ifade edilen kanser, diyabet, kalp hastalıkları, obezite gibi insan sağlığını yıpratan ve yıkan bir deprem yaşanmamıştır.
Gıdaların yapılarıyla oynanarak toprağın florası, “tarım ilâcı” adı altında pestisit zehirleriyle tahrip ve ekolojik dengenin sanayi atıklarıyla yıkımı sonucu, insan sağlığı başta olmak üzere, bütün canlıların hayatı temelinden yok edilmeye çalışılıyor. Oyunun en trajik yanı, toplumun büyük kesiminde farkındalık duygusu ve gerekli duyarlılığın gösterilmemesidir. Çocuklarda ve gençlerde bile gittikçe artan kanser, diyabet, v.s. gibi kronik hastalıklarla karşılaşıldığında, ah vah etmenin faydasızlığı, bunun yanında yaşanacak ekonomik ve sosyal sıkıntıların getireceği yüklerin yıkımı derinleştirdiği de, yaşanmakta olan acı gerçeklerdir.
Gıda endüstrisinin çeşitli formüllerle yapılandırdığı ultra-işlenmiş gıdalar, yapay tatlandırıcı, renklendirici ve kıvam arttırıcı adı altında emülgatör kimyasallarıyla hazırlanarak, çekici ambalajlar içinde tüketime sunulmaktadır. Oysa ki, sağlıklı beslenmenin temel prensibi, bilgiye dayanmaktadır. Konunun uzmanları yaptıkları........
© Yeni Asya
