menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Duanın iyileştirici gücü (2)

52 0
15.03.2026

Aslında bilim insanlarının yeni ulaştığı gerçekler, manevî alemin rehberleri tarafından asırlar öncesinde yaşanmıştır. Bizler de ilme’l-yakin keşfedilen bu sırların anlaşılmasının, insanlara yol işareti olabileceği heyecanıyla mutlu oluyoruz. Huzur, güven ve ümit duygularının dua ile yükselişi, organizmada pozitif enerjiyi arttırarak, hayatın huzurlu ve dengeli seviyede sürdürülmesine vesile olacaktır. 

Dua ile ruhsal dengenin kurulması, huzur ve mutluluk hormonlarının yükselişi, stres hormonunun baskılanmasıyla gerçekleşmektedir. Duanın insan ruhuna depoladığı “enerjinin belirli frekansları daha yoğun ve daha etkilidir, gün doğumuna yakın vakit gibi… Allah bizi sabah ezanı ile boşuna kaldırmaz, bizim o zaman diliminin iyileştirici gücüne ihtiyacımız vardır. Minyatür bir evren olan insanın biyoritmi de, evrenle birebir uyumludur, tüm hormonal sistemimizden dolaşım sistemimize, bağışıklık sistemimize kadar bu biyoritimle çalışır. Evrenin her gün yeniden uyanışı ve güneşin doğuşuyla bizim bedenimizde de hormonlar uyanmaya başlar. Yenilenmenin, onarımın hormonu olan melatonin gibi gece hormonlarıyla, uyanıklığın, enerjinin, gücün hormonları devir teslim töreni yapar. Sabah 5 gibi, o yüzden ezan o saattedir. Bu hormonlar, enzimler ve nörotransmiterler de bedenimizin hücre-içi yapısını ve manyetiğini değiştirirler. 

“Bir tek atom çekirdeğinden kainatı yaratan Allah, sabahın ilk ışıklarıyla yeryüzüne yeni yarattığı sayısız ışını serper, her sabah yeniden ve yeniden. Fizik biliminde ‘foton’ adı verilen ve yeryüzüne cömertçe sunulan bu yeni ışınlar, her sabah onları kabul etmemiz için bizi bekler ve her insan kendi çabası doğrultusunda nasibini alır, yeni yaratılmış ‘evren’den… Sabah erken kalkmak, güneşten önce uyanıp........

© Yeni Asya