Özgürlük heykelinin karanlık meş’âlesi
Sözde bilim adamları, ultra zengin milyarder iş adamlarından tutun da koca koca güçlü ordulara komutanlık yapan, büyük ülkeleri yöneten siyasetçilere, kraliyet ailesi mensuplarına, gücü ellerinde tuttuğunu zanneden zavallılara varıncaya kadar geniş bir yelpazede yer alan, sadece ve sadece arzularını tatmin etmeye çalışan şehvetlerinin ve şeytanın kölesi olmuş sapıklar güruhu bir süredir gündemin birinci maddesi. Bu perdeyi kaç zaman daha gündemde tutup devamında neler yapacaklar.
Bunlar insanlığa ait demokrasi, özgürlük, çağdaşlık, eşitlik gibi değerleri pazarlarken, karanlık meş’aleleriyle, gerçekte İnsanlığı toptan amaçsız bırakmayı hedeflediler. Pazarladıkları kavramların çoğunu da 21. yüzyılda Gazze’ye yaptıklarıyla gömmüşlerdi aslında.
Asıl plan, şeytanî yollarla insanları kendi aslî hedeflerine sorgusuz sualsiz ram ederek, küresel sapıklar güruhunun karanlık ve iğrenç yüzünün, çirkinliğini güzel kılıflarla pazarlayıp sembolleştirmekti.
İsteyene makam, isteyene maddî güç, isteyene istediğini sağlayarak oluşturdukları karanlık şebeke içerisinden zirvelere taşıdıkları karakter yoksunlarına, istediklerini yaptıran iblisin insan şekline girmiş mensupları.
Midelerimizi bulandırıp bu iğrenç ağın içine düşmüş çocuklara ettikleri inanılacak veya tasvir edilecek gibi değil. Yamyamlara rahmet okutan bu vahşet, vicdanlarımızı kanatırken, yılana, çıyana, domuza, maymuna ve her türlü vahşî canavara dönüşebilen insan görünümlü yaratıklar olduklarını da yakinen görmüş olduk.
Konuyla alakalı küçük bir araştırma yaparken, Üstadımızın bizi bu güruha karşı bizleri şiddetle uyardığını da gördüm. Asırlar geçse de şeytanın taraftarları ve Hz. Adem’in (as) salih evlatları arasındaki........
