Silâh tüccarları kaybetsin!
İnsanlığın ortak kanaati ve talebi, savaşın tamamen sona ermesi ve barışın hâkim kılınması. Ancak bilhassa İsrail savaşı sürdürmek için bahaneler arıyor ve ateşkes şartlarına uymak istemiyor.
Şu bir gerçek ki ateşkes anlaşması ihlâl edilse de uzun dönemde barış masasının kurulması mecburidir. Çünkü her ne kadar taraflar açıklama yapıp “Savaşın asıl kazananı biz olduk” dese de asıl kazananın silâh tüccarları olduğu unutulmamalı.
Bundan önceki savaşlarda olduğu gibi devam eden şimdiki savaşlarda da ülkeler değil bir bakıma silâh şirketleri kazanıyor. Ve en büyük kaybeden de başta çocuklar ve masumlar olmak üzere fakir fukara oluyor. Komşumuz İran’da devam eden savaşta taraf olmadığımız halde en çok zarar görenler arasında yer almamız acaba ne ile izah edilecek? Haklı olarak savaşın tarafları arasında değiliz. Buna rağmen İran’a atılan her bombadan Türkiye de dolaylı olarak etkileniyor. Sadece akaryakıt fiyatlarındaki artışın milletimize neye mal olduğunu hesaplamak bile buradaki büyük oyunu görmeye yeter. Şu da var ki artan fiyatların yeniden dengeye gelmesi hem uzun zaman alır hem de “savaş öncesi duruma” gelmesi mümkün olmaz. Dolayısı ile savaşa müdahil olmadığımız halde ağır bir fatura ile karşı karşıya kalmış olduk.
Savaş başlamadan önce, devam ederken ve sonrasında da asıl kazananların silah tüccarları ve “ifsat şebekeleri” olduğu çok defa dile........
