Abdullah Eraçıkbaş Abimizi de uğurladık
1982 yılında Yeni Asya bünyesinde yayınlanan Can Kardeş dergisinde çalışmaya başlamış. Biz de 1990 öncesi dergilerde çalıştığımız için o yıllar beri hemen her gün iş icabı görüşür, işleri birlikte yürütürdük.
Çeyrek asrı aşan mesai arkadaşlığı sebebiyle anlatılacak çok şey var. Ancak esas anlatılan şey, ölümün öldürülmediği olsa gerek. Çok yakın zamanda, belki bir hafta önce amcasının oğlu vefat etmişti. Yine yakın zamanda İzmir’de Hasan Şen abimiz vefat etmişti. Her vefat haberi sonunda ölüm üzerine konuşur, bir bakıma “sıra bize geliyor” derdik.
Abdullah Abi vefat ettiği gün (15 Mayıs 2026 Cuma) ikindi vaktinde arayıp hâl hatır sorduktan sonra “Cumartesi günü amcaoğlu için Kur’ân okuma ve mevlit merasimi var. Benim oraya katılmam gerekiyor” demişti. Hatta benzer bir programın Pazar günü (bugün için) de olacağını söylemişti. Telefonla konuştuğumuzda yoldaydım. Eve ulaştım, az sonra “Abdullah Eraçıkbaş Abi kalp krizi geçirmiş. Dualarınızı bekler” diye bir mesaj geldi. Hemen aradım. Ne var ki telefona cevap veren olmadı. Sonra ailesini aradık, bu defa ‘durumu kritik’ diye mesajla cevap geldi. Hemen yola çıkarak götürüldüğü hastaneye doğru hareket ettik. Az sonra da “Başımız sağ olsun, Allah rahmet eylesin” diye yeni bir mesaj geldi. Ölüm hak, ama bu mesaj karşısında tam anlamıyla şok olduk. “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn/ Şüphesiz biz Allah’a aidiz ve kuşkusuz O’na döneceğiz” diyerek “Medicana Çamlıca” hastanesine........
