menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gök gürlemesi gibi bir müjde

6 1
06.02.2026

Sekiz yıl önce, 18 Aralık’ta, Ankara’nın buz kesmiş sokaklarında yaşadığımız da tam olarak buydu. 28 Şubat’ın soğuk rüzgârlarına kapılıp sırtını hakikate dönenler, zihinlerini buzdağı gibi katılaştırmış; ölüm ötesini göremeyen gözlerle hüküm kesiyordu.

Ardından Allah, Nisan yağmurları gibi bir rahmet kapısı açtı. Ümitlerimiz yeşerdi. Beklemediğimiz anda gelen doçentlik haberi, sevincimizi arttırdı. Fakat Kur’ân nurları ikaz ediyordu: Aklı başında olan insan, ne dünya işlerinden kazandığına fazla sevinir, ne de kaybettiğine aşırı üzülür. (Mesnevî-i Nuriye)

Ne var ki insanız; sevindik, gururlandık. Makamı ebedî zannettik. Ardından rüzgâr tersine döndü. Haksızlığı hak dava edenlerin elinden ceviz büyüklüğünde dolular yedik. Anladık ki bu bir ihtardı.

Tam da bu karanlık dönemde, kış içinde baharı gördük. 28 Şubat’ın en sert baskılarının yaşandığı psikiyatri camiasında, kızımız Ayşe Nur İnci Kenar, Türkiye’nin başörtülü ilk psikiyatri doçenti oldu. Karanlıkta bir güneş gibi doğdu. Elbette yarasalar rahatsız oldu; baskılar bitmedi.

Yıllar geçti. Nihayet bir gün, Denizli’den çakan bir şimşek Antalya’yı aydınlattı: “Yarın saat 14.00’te........

© Yeni Asya