İran’la savaş fitnesinin akıbeti
Ancak başa çıkamadıkları “savaşın sonlandırılması ‘mutabakatı”yla Yahudî lobisinin özellikle “Epstein ifşaatları” şantajlarıyla esir aldığı Trump’la Siyonizmin hizmetçisi Evangelist mihrakların ateşledikleri “İran’ı imha tuzağı” tam tersine döndü.
Bilhassa dinî lidere suikast kargaşasında tahriklerle İran halkının, Kürt unsurların kalkışmasıyla yönetimin yıkılıp, Yahudî şirketlerinin ülkenin petrol, doğalgaz, nadir elementlerine çökmesi tertipleri boşa çıktı.
Hulâsa, Hürmüz Boğazı’nın Tahran’ın kontrolünde yeniden açılması, 300 milyar dolarlık onarım fonunun kurulması, ülkenin dondurulmuş onlarca milyar dolarlık varlıklarının kullanıma açılması, ağır ekonomik yaptırımların kaldırılmasıyla ham petrolü ve petrol ürünleriyle türevlerinin ihracat vb. tüm hizmetlere muâfiyet taahhüdü, yüz milyarlarca dolar gelirle İran’ı daha güçlü hale getiriyor.
Vakıa şu ki “büyük İsrail” ütopyasıyla küresel ecnebilerin emperyal hegemonyaları uğruna İsrail’in ağababası Amerika’nın bölgedeki askerî üslerine saldırılara karşı koy(a)maması, “uydusu krallıklar”ın güvenini sarstı. Yüz milyarlarca dolar silah satın aldıkları, en son üç trilyon dolar bahşettikleri işbirlikçileri “Amerika’nın önceliğinin İsrail olduğu”nun farkına vardılar.
Yine Tahran’ın “kesinlikle komşuları hedef almadıkları” teminatlarına rağmen, İran’ın içinden CIA ve Mossad ajanlarının dron saldırılarıyla, İsrail’e atılan füzeleri vurup yönlendirmekle bilhassa Türkiye ve Azerbaycan topraklarına düşürmeleri kışkırtmasıyla bölgedeki Müslüman ülkeleri İran’a karşı “vekâlet savaşı”na sokmakla birbirine düşürme fitne komploları tutmadı.
Bu arada yenilgiyi hazmedemeyen hegomonik kibirle Trump, her fırsatta “Hürmüz’ü........
