Entegrasyonla “otonomi” tezgâhı
PYD/YPG’nin başı Mazlum Abdi’nin “örgütü fesihle Suriye ordusuna entegrasyonu” duyurusu tartışılırken; Cumhurbaşkanı’nın yakınmasıyla ABD’nin 50 bin TIR, yüzlerce kargo uçağıyla tanktan topa, füzeden uçaksavara silahlandırıp “ordu” kurdurduğu örgütün 80 bin silahlı militanıyla konumunu koruduğu gerçeği çarpıtılarak dünya kamuoyundan kaçırılıyor.
Durum, “Suriye Arap Cumhuriyeti” ismine itiraz eden Abdi’nin “Suriye tek elden değil, tüm iller yerel yönetimlerle yönetilmeli, Suriye Bayrağına yanına SDG flaması asılmalı ‘adem-i merkeziyetçi Suriye’ olmalı” ısrarıyla ortada.
Zira ABD’nin Ankara Büyükelçisi, Trump’un Suriye-Irak özel temsilcisi Barrack’ın “bölge valisi” kibriyle “gerçek entegrasyon, tek ordu-tek devlet” iddiasının, Ankara’dakilerin söylemlerinin aksine “otonomi” daha da katmerleştiriliyor.
“MİLİTAN TABURLARI” KORUNUYOR…
“Komplo”, Mazlum Abdi’nin “bağımsız bir askerî güç olarak feshedildikleri” kelime oyununda gizleniyor. Buna göre YPG yapısıyla duruyor. Abdi’nin ifadesiyle “SDG Genel Komutanlığındaki Haseke, Kamışlı, Derik, Kobani ve Afrin tugayları blok olarak kalıyor. Sözde Savunma Bakanlığı’na bağlı, maaşları Şam’dan ödenecek militanlarıyla, terör örgütü elebaşı komutanlarıyla, tankı, topu, füzesi, İHA-SİHA’sı ve mühimmat depolarıyla aynen devam ediyor. Formalarındaki “YPG arması”nın kenarına “Suriye arması”nın yapıştırılmasıyla kalınıyor.
En çarpıcısı da “yasallaştırılan “militan tugayları”nın yalnız PYD işgalindeki bölgede konuşlanıp Suriye ordusuna dağıtılmazken, Suriye askeri kesinlikle bölgeye girememeleri. YPG kadın tugayının yerelde iç güvenliği, “Suriye ordusu” şapkalı teröristlerin “asayiş kuvveti” yetkisiyle Türkiye hududunu, sınır kapılarını, bölgedeki havalimanlarını, gümrük rantını kontrol etmeleri…
Özetle, “örgütün silahlı unsurlarının orduya katıldığı, askerî - güvenlik mekânizmanının tek merkezde toplandığı” propagandası bizzat PYD/YPG yöneticilerince yalanlanıyor.
Keza “stratejik enerji kaynaklarının yeniden devlet........
