“Ya AKP’ye katıl, ya hapse atıl!”
Millet nezdinde itibarını kaybeden siyasî iktidar, “otoriter rejim”de “siyasetin aparatı” haline getirilen “güdümlü yargı”yla muhalefeti darbeleme ve dağıtma peşinde.
Bütün devlet imkân ve araçlarının kullanıldığı, milyonlarca yasadışı “mühürsüz”-“geçersiz” oyun “geçerli” sayıldığı, aynı zarfa konulup aynı sandığa atılan dört pusuladan birinin iptal edildiği hileli seçimlerle de artık iktidara gelemeyeceği gerçeğine karşı “iktidar cephesi”, “itibar suikastları”nı sürdürüyor.
Belli ki topyekûn muhalefeti “iktidarın yedeğine alma”, Sarayın “arka bahçesi’ muvazaa muhalefet” yapma kumpası kurulmuş. Bu “kumpas”la belediyeler “suç örgütü” sayılıyor; yüz binlerce, milyonlarca oyla seçilen belediye başkanlarıyla belediye personeli “suç örgütü kurmak”la suçlanıyor.
İnsanlar önce cezaevine atılarak cezalandırılıyor, sonra delilleri aranıyor. Mallarına, mülklerine çökülüyor. “Yandaş” medyada konuşulanlar, ertesi gün mahkemelerde soruluyor. “İstenilen isnat”ta bulunmayan uyduruk “gizli tanıklar”lar -sahnede oyuncu değiştirir gibi- başkalarıyla değiştiriliyor! Dikte edilen “karar”ı vermeyen hâkimler derhal sürüyor…
Özetle, iktidardakiler, iktidardan düşme korkusuyla karşısında kaybedeceği siyasî rakiplerini insafsızca “tasfiye” ediyor. 14-28 Mayıs 2023 seçimlerinde “Kandil’deki terör örgütü elebaşlarının ‘millet ittifakı’nın Cumhurbaşkanı adayını desteklediği” itiraflı sahte videolu iftiralardaki gibi, delilsiz - ispatsız - yargısız infazlarla, tamamen siyasî maksatlarla haksızlıklar ve hukuksuzluklar dayatılıyor.
Ve bu vaziyet, Türkiye’yi itibarsızlaştırıyor.
TESPİT: Millet iradesi zindanda!
Türkiye, darbe ve ara dönemlerde bile görülmeyen hukuksuzluklarla karşı karşıya. Başta Ankara ve İstanbul olmak üzere iktidar belediyeleri hakkında 100 milyonlarca doları bulan “yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, irtikâp, ihaleye fesad karıştırma, yandaşları partizanca kayırma” dosyaları soruşturulmazken, muhalefete soruşturmaların ardı arkası........
