“Etkili dış politika!”-2
“Başta olduğum sürece terörle mücadelede net adımlar atana kadar NATO’ya katılımlarını veto ederiz!” vaadlerine rağmen hiçbir “teminat” alınmadan Ankara’dakilerce Finlandiya’yla İsveç’in üyeliği onaylandı.
Bu arada ABD/İsrail’in İran’a saldırısına her türlü istihbaratı ileten Malatya Kürecik’te “Amerikan Radar Üssü”nü konuşlandırmakla zulüm ve soykırıma resmen “ortak” olundu.
TÜRKİYE’NİN DOĞU AKDENİZ’DE DIŞLANMASI
Aslında “NATO tavizleri”, -daha Mart 2017’de- Türkiye Dışişleri Bakanı ile Aile Bakanı’nın uçağına iniş izni vermeyen, hatta Bakanı sınırdışı edip Türkiye’nin “özür dileme” çağrısını reddeden, Cumhurbaşkanı’nın “skandalın, terbiyesizliğin bedelini ödeyecekler!” tepkisini gösterdiği, Trump’ın kuklası - dalkavuğu” dönemin Hollanda hükûmeti Başbakanı Rutte’nin NATO Genel Sekreterliği’ni onaylamasıyla açığa çıktı.
Keza Fransa Cumhurbaşkanı’nın bir NATO üyesi olarak Türkiye’ye karşı Kıbrıs Rum Yönetimiyle üs kurma çarpıklığına sessiz kalındı. Yunan Savunma Bakanı’nın “Yunanistan Silahlı Kuvvetleri Kıbrıs yolunda!” tahriki, Yunan Dışişleri Bakanlığı’nın “Türk askeri Ada’dan derhal çekilmeli, Türkiye’nin garantörlük hakkı iptal edilmeli” hadsizliği ve İsrail’in bu hadsizliğe “tam desteği” densizliği âdeta görmezden gelindi.
En çarpığı da Yunanistan’ın 2004’ten beri Ege’de 21 adayı işgaline, kara sularını Türkiye’nin dibine dayatmasına, Batı Trakya’da her türlü rezalete Ankara’dakilerin suskunluğu. “
İşgalci ecnebilerin “serbest ticaret bölgesi” paravanında Güney Kıbrıs Rum Kesimi, İsrail ve Yunanistan’la Amerikan şirketlerinin “konsorsiyumu”ndan Türkiye’nin dışlanmasıyla “mavi vatan” iddiası havada kaldı. Doğu........
