Cehennem ateşine mi atıyoruz?
Cumhuriyetle birlikte İslam alemini herc-ü merc eden inkilab kanunları ile aile mefhumunu çökertmek için her fırsatta kadınlı erkekli danslı balolar tertip edilmesi adet haline gelmişti.
Maalesef günümüz düğünlerinde de kızlarımızın ve kadınlarımızın açık saçıklıkta yarışırcasına “E canım ne var bunda, genç bunlar” gibi masum ifadelerle geçiştirilmesi hiçbir günahı örtmez..
Oysa dinimiz ve ilmî kaynaklar, çocuk eğitiminin anne karnında ruhun üflendiği dördüncü ayda başladığını ve ceninin her şeyi idrak ettiğine dair açıklamalar vardır.
Allah Resulü şöyle buyurmuştur: “Her çocuk İslam fıtratı üzerine doğar. Sonra onu ana babası Yahudi, Mecusi veya Hristiyan yapar.” (1) Ayet-i Kerimede de Cenab-ı Allah “İyi bilin ki, mallarınız ve evlatlarınız ancak birer imtihan sebebidir” buyurur. (2)
Cahiliye döneminde doğan kız çocukları bazı sebepler ile diri diri toprağa gömülürdü, o vefat eden çocuğun doğrudan cennete gideceğini Kur’an-ı Kerim şöyle açıklıyor: “Beğendikleri meyveler ve canlarının çektiği kuş etleriyle o çocuklar onların etrafında dolaşırlar” (3)
Oysa bu zamanda daha çocuk yaşta açık saçıklıkla utanma duygusu körelen çocuğun hayatı (Rabbim hidayet vermez ise) o şekilde devam ederek son bulduğunda bundan birinci derecede ana babanın sorumlu olduğunu unutmayalım.
Ana baba için işin daha da........
