menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Balık bilmezse, Hâlık bilir

8 1
06.03.2025

Gönüllerin coşması, insanların yardımına koşması, bir kimseye imdat edip ulaşması ne büyük erdem ne güzel bir ahlâk.

Yaratılan her zerre, birbirinin yardımına koşmaz mı? Birbirini bilmese de, ellerinden tutmaz mı? Hem de bir şey almadan, menfaati olmadan!

Cenab-ı Hakkın kurduğu sistem, dünden bugünü, teavün üzerine dönmüyor mu?

Zaten “iyilik” karşılık beklemeden başkalarına yapılan yardım, hayır, lütuf, kerem, ihsan ve inayet gibi asaletli davranıştır.

Temada ifade edildiği gibi, iyilik yapmak, elbette ki Ramazan ayına has bir davranış biçimi değil; ama Ramazan ayında hem muhtaçların ihtiyacını karşılamak, hem de bununla birlikte bire bin sevap kazanma imkânı olduğundan, diğer zamanlara göre daha makbul ve daha faziletli.

Peygamber Efendimiz (asm), “Kim bir iyilik yapmak ister de yapamazsa, Allah onu kendi katında tam bir hasene olarak yazar. O hayırlı işi yapmaya niyet eder de yaparsa, Allah (cc) onu on kattan yedi yüz kata ve daha pek çok........

© Yeni Asya