menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsanlığın adı, soyadı (2)

29 0
15.08.2026

Cimriliğin zirve yaptığı bir âleme düştük. Cimrilik insanı insanlığından eden bir huy/suzluktur diye/bilirim. Vermek hafiflemek... Vermek kendini karşıdakinden ayırmamak... Vermek mütavazılık... Vermek; bu para, mal benim değil demek... Vermek; Sonsuz Zengin’e, Cevvad-ı Mutlaka, Ganiyy-i Mutlak’a mutlak emniyet etmek... Vermek, Veren’e hüsn-ü ayine olmak... 

Derler ki cömertler aynı zamanda cesurdur. Yani en cesur kim? Her şeyi elinde bulundurana güvenmekmiş meğer. İş böyle olunca, adımız İnsan’sa… cimri olabilir miyiz! 

Cennetin kapısını cömertler açar, der dururdu Hikmet Abla. Ta çocukluğumdan aklıma çakıldı kaldı. Babamın yeğeni... Yokluğunu gözyaşıyla yoğuran adı gibi hikmetli bir kadın... Telefonumda “Hikmetli Abla” diye kayıtlı…

Vermek; ha deyince olmuyor. Kolay değil. Bunu bilmez miyim! Bu herkesin de  harcı değil... Değil de vermenin keyfini bilenler biliyor. 

Bana bayram harçlığı verenleri unutmuyorum. Bak; Merhum Önder’i de dua niyetine, ders niyetine, örnek niyetine hatırladım. 

Ya bu bize verilenler, bu yeryüzü, bu gökyüzü... 

Hiç hesaba katmadığın bir göz kırpış/ın kaç harçlık, kaç hediye, kaç ikram, kaç bağış, kaç yöneliş, kaç iltifat, kaç selâm... Yaaa!

O ne kadar nazik, letafetli sunuş... Rüzgârların alnında dolaştığını “hisseden” azlara selâm olsun. 

Her yerde bir espriyle, letafetle, ikramla, ihsanla karşılanıyoruz. Misafiriz ya... 

Farkında olmadan önümüze neler konuyor. Dün buralar kıştı daha derken öteki mevsimler düşürülüyor........

© Yeni Asya