Bilgin Abi’nin günlük defterinden (21)
Devlet nedir, diye soruyorsun, Selim Ali de… ben de merak ederdim; devlet nedir, kimdir, nerededir diye. Meğer gayet netmiş devleti görmek, bilmek, duymak…
Devlet… “saadet” demek, Selim Ali. Aç açık kalmadığın, cahil bırakılmadığın, horlanmadığın, zorlanmadığın, hürriyet gibi gezdiğin, adaleti sezdiğin, hakikatle göz göze geldiğin, hayallerini bile ezdirmediğin, gedâ ile padişahı mahkemede aynı hizaya oturtabildiğin yerdedir devlet.
İşte orada hikmeti, ilmi, merhameti, cömertliği, mertliği, netliği, şefkati… elimizle tutarız. Dahası ruhuna cennet gibi pencereler açılır. Kalbin ferahlar. Derin nefesler alırsın. Yüreğinin kapısı olmadık korkularla çarpmaz diyordu Bilgin Abi.
Selim Ali benim babaannemin masallarını dinlediğim gibi dinliyordu bizi. Var mı bu devlet yani saadet ve neredeymiş diye. Olmaz olur mu; var, var da…........
© Yeni Asya
