Tretman
Geçen hafta “Ezan” filminin hikâyesinin başlangıcını yapmıştık ve bu hafta tretmanını oluşturacaktık..
1. Kahvenin önü, kahveye Deli İsmet gelir eski bir elbise giymiştir, şalvarının cepleri ve elinde taşlar vardır. Kahveci endişeyle Deli İsmet’e bakar.
2. Kamerada 16 Haziran 1950 yılının takvim yaprağı görülür ve odada Mehmet yatmaktadır... Kızı Zeynep su getirir. Mehmet ve kızı Cuma namazına gitme konusunda tartışırlar. Mehmet eski bir imamdır.
3. Mehmet geçmişi hatırlar. 1932 yazısı ekranda görülür. Mehmet caminin içinde çocuklara Kur’ân harflerini öğretmektedir. İçeriye iki jandarma gelip Mehmet’i dipçikle döverler.
4. Caminin içi yarı yarıya dolmuştur. Müezzin mahfelinde müezzinler oturmaktadır. 1. müezzin yeleğinin cebinden saatini bakar 2. müezzine ezanı okumasını söyler. Caminin içine memur girer, elindeki sarı zarfı müezzin mahfeline gelip 1. müezzine uzatıp hızla dışarıya çıkar. 1. müezzin zarfı açar, okur, ayağa kalkar. Ayakta tekrar okur... Diğer müezzinler de ayağa kalkmıştır. 1. müezzin yanındakine elindeki yazıyı uzatır. Yazı elden ele dolaşır. Sevinçle birbirlerine sarılırlar. Hepsi koşarak dışarıya çıkarlar. Zarfın yere düşüşünü seyreden Mustafa, müezzin mahfeline doğru yürümeye başlar.
5. Kahveci endişelidir. Deli İsmet’in ne yapacağını anlamaya çalışırlar. Deli İsmet caminin imamını taşlayacağını söyler. Sebebini sorarlar. Deli İsmet, “Takur tukur ezan okuyor, düzgün okumuyor” diye kızgınlığını belirtir. Deli İsmet’in “Tanrı uludur” sözünü takur tukur olarak algıladığı vurgulanır.
6. Müezzinlerin minare merdivenlerinden koşarak çıktıkları görülür...
7. Mehmet elleri........
