Sana selâm olsun hür adam
“Tarihe şerefler veren erler anılırken/ Yükselmede ruh en geniş âlemlere yerden/ Bin rayihanın feyzi sarar ruhu derinden/ Geçmiş gibi Cennetteki gül bahçelerinden.”
Gönüller fatihi Bediüzzaman, 82 yıllık bereketli hayat serencamında sabırla, metanetle her anını hizmete adamış bir serdengeçtidir. Bediüzzaman'ın büyüklüğünü ifade etmede kelimelerimin kifayetsiz kalacağını bilmemle birlikte, naçizane, eserlerinden tanıdığım kadarıyla onu anlatmaya çalışacağım.
Ömrü öğrenmekle, öğretmekle, yazmakla, okumakla geçmiş; kâh mahkemelerde davasını savunmuş, kâh muharebe meydanlarında kahramanca çarpışmış, kâh memleket zindanlarında ders vermiş kahramandır.
Mahkemelerdeki her savunması hukuk manifestosu niteliğindedir. Hiçbir zalime baş eğmemiş, teklif edilen bütün şatafatı elinin tersiyle itmiştir. Hayatını insanların ebedî hayatlarını kurtarmaya adamıştır.
Hiçbir ana baba, ebedî hayatını kurtarmak için çocuklarına Bediüzzaman kadar çaba gösterememiştir.
Bediüzzaman, Asr-ı Saadet Müslümanı gibi yaşamış, benlik eşiğini aşmış, toplumun imanını kurtarmak için Nur meşalesini yakmış ve bu uğurda hayatını adamıştır.
“Evet, insanı dünyaya çağıran ve sevk eden esbab çoktur. Başta nefis ve hevâsı ve ihtiyaç ve havassı ve duyguları ve şeytanı ve dünyanın sûrî tatlılığı ve senin gibi kötü arkadaşları gibi çok dâîleri var. Halbuki bâkî olan âhirete ve uzun hayat-ı ebediyeye davet eden azdır. Eğer sende zerre miktar bu bîçare millete karşı hamiyet varsa ve ulüvv-ü himmetten dem vurduğun yalan olmazsa, hayat-ı bâkiyeye davet eden azlara imdat etmek lâzım gelir. Yoksa, o az dâîleri........
