menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sebat ve metanetin gücü

13 0
01.07.2026

İşte tam öyle anlarda, insan neye tutunacağını şaşırır. Korku bir virüs gibi yayılmaya çalışırken, pusulayı şaşırmadan doğru bildiğin yolda yürüyebilmek her babayiğidin harcı değildir. Tarih boyunca topluluklar da, büyük fikir hareketleri de hep bu virajlardan geçmiş.

​İşte tam bu cinsten fırtınalı bir dönemde, Bediüzzaman Said Nursî öyle bir söz etmiş ki, insanın içine su serpiyor, dizlerine derman oluyor. Demiş ki: ​"Dikkat ediniz, dört cihetle bize taarruz var. Demir gibi sebat ediniz. Bir halt edemezler."1

​Üstad orada oturup pembe tablolar çizmiyor; tehlikenin farkında, "Dört bir yanımız sarmışlar, durum ciddî" diyerek gerçeği açıkça ortaya koyuyor. Ama asıl numara nerede biliyor musunuz? Saldırının ne kadar büyük olduğunda değil, haklılığa inanan insanın içinde bulacağı o devasa dirençte.

​"Demir gibi sebat ediniz" derken kastettiği şey sadece kuru bir inat değil. Fikirde, ahlâkta, prensiplerde eğilip bükülmemek. Çünkü dönüp tarihe bir bakın; büyük hareketler, dertler dışarıdan geldi diye yıkılmamış, içerideki o "Acaba?" dedirten ümitsizlik yüzünden un ufak olmuş. Paniğe kapılmayan, adaletten ve hukuktan milim sapmayan insanlar en hırçın dalgaları bile atlatmış hep.

​Gelelim sözün o en can alıcı, en bizden kısmına: "Bir halt edemezler!" Bu laf, öyle kibirli bir meydan okuma falan değil. Hakikate o kadar yürekten inanmış ki, o sarsılmaz güveni bizim halkın diliyle, en samimî haliyle haykırıvermiş. Mesaj çok net: Eğer sen........

© Yeni Asya