menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İbretli bir kıssamız var

8 15
21.03.2025

O ise; Allah’ın verdiği nimetlere şükür etmekten bir an bile geri kalmadı. Bir zaman sonra Allah, verdiği nimetleri, onun elinden teker teker geri aldı. Bunun sonucunda malını, ailesini ve çocuklarını kaybetti. Çok geçmeden ağır hastalıklar da onu sarıverdi. Akrabaları, dostları da, kendisinden yüz çevirip ilişkilerini kestiler. Köy halkı, kendisini köy dışındaki bir çöplüğe sürdüler.

Hz. Eyyub’un hanımı, ona hem bolluk zamanında, hem de sıkıntı zamanında terk etmeyip yardımcı oldu.

Eyyub (as), uğradığı sıkıntılar için hiç de şikâyetçi olmadı. Şeytan da, Hz. Eyyub’un yanına sokulup ona hâlini Rabbine şikâyet etmesi için teşvik etmeye çalıştı. Fakat bunda başarılı olamadı. Gerçekten şeytanın vesveseleri Hz. Eyyub’u hastalık eleminden daha çok rahatsız ediyordu. Şeytan bir fırsatını bulup hanımının yanına sokulup, “Daha ne zamana kadar sabredeceksin?” diye vesvese verdi. Bunun üzerine kadın, kocasının yanına gelerek, “Sen, duası, makbul bir Zat’sın. Sana, şifa vermesi için, Allah’a dua etsene!” demişti. Eyyub (as):

“Biz, yetmiş yıl nimetler içinde yaşadık. Bırak da, yetmiş yıl da, sıkıntılar içinde bulunalım!” dedi.

Eyyub (as); kaybettikleri şeylere ağlayan hanımına, “Onları, bize kim ihsan etti?” diye sordu. Hanımı, “Allah ihsan etti.” dedi.

........

© Yeni Asya