“Refet Bey”le geçen günlerimiz
O her haliyle diğer insanlara ihlâs dersini veriyordu. “Tefani sırrı” onda adeta okunuyordu. İhlâs Risalesi’nde “Mesleğimizin esası uhuvvettir. Peder ile evlat, şeyh ile mürid arasındaki vasıta değildir” der ve hakikî kardeşlik vasıtalarına vurgu yapar.
Onu zaman zaman kaldığımız Nur dershanesine getirirdim. Yaşlı olmasına rağmen Kur’ân ve iman hizmetleri onun önde gelen düşünceleriydi. Hatıralarını anlatırken bizleri o günlere alıp götürürdü. O günlerin heyecanını sanki birlikte yaşardık. Üstadın hayatını fiilen yaşardı. Bilindiği gibi Bediüzzaman’ın hayatında boşluk yoktur. Mutlaka bir meşguliyet vardır. Meselâ bir yere giderken bir talebesine risale okuturmuş. Onun yakın talebelerinde bu özelliği çok gördüm. Yolda, arabada mutlaka birisine risale okuturlardı. Merhum Refet Ağabeye dolmuş, otobüs gibi toplu taşıma vasıtalarında risaleyi nasıl okuduğunu sorduğumda eliyle göstererek anlatırdı. O gün her türlü sıkıntıya rağmen elindeki risaleyi yukarıya kaldırarak biraz da yüksek sesle okurmuş. Böylece yanında ve arkasında oturanların okunan risaleyi........
