Büyük şeyhin kerameti büyük olur -2
Hazretin ahirzamana dair eserlerinde ele aldığı diğer bir husus da Mehdî’nin talebelerinin gaybın gizliliğinde hareket etmesi meselesidir. İfade tam olarak şöyle; “Mehdî’nin şahitleri en hayırlı şahitler, eminleri en faziletli eminlerdir. Allah ona bir grubu vezir yapar ki gaybının gizliliğinde onları gizler...”1
Hakikaten bu ifade ilk okunduğunda bir Risale-i Nur talebesinin aklına gelen kavram, sırran tenevveret düsturudur. Sırran tenevveret, kelime manası olarak “gizli aydınlanma” anlamına gelmektedir. Yani telif tarihinden itibaren belirli bir dönem Risale-i Nur’un perde altında intişar etmesine işaret etmektedir. Üstad Hazretleri bu durumu devamlı okuduğu bir virdi olan Celcelutiye’de Hz. Ali’den naklederek şöyle ifade etmektedir; “İslâmlar içinde, dellâllar elinde teşhîr sûretinde gezdirmeye lâyık olan Risale‑i Nur, maatteessüf gayet gizli perde altında intişar ve istitara mecbur olmasına işareten, İmam‑ı Ali (ra) iki defa “sırran beyaneten” ve “sırran tenevveret” kelimeleriyle “sırran”, yani gizli intişar edebilir. Müteaccibâne haber veriyor.” (Sikke-i Tasdik-i Gaybî, s. 127.)
Peki, telifi zamanında gizli ve perde altında intişar etmesi manasında kullanılan bu terim, şimdi bize neler söylemektedir? İlk cevap, Risale-i Nur mesleğinin bir esası olan ihlâsla, halklara gösteriş yapmadan, yalancı bir şöhretten uzak durarak, sessiz, gösterişsiz ve nümayişten uzak bir şekilde iman ve Kuran hizmetini yapmaktır. Bunun Risale-i Nur mesleğinin bir esası olduğunu “Mısır’da, Amerika’da olsaydınız, tarihlerde hürmetle yâd edilecektiniz” diyerek Risale-i Nur’un ve talebelerinin ulviyetini ifade edenlere Üstad........
