menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Borazan

15 0
23.07.2026

Bediüzzaman’ın “insaniyetin mahisi” olarak tarif ettiği istibdat oldukça, borazan da artar, borazancılar da. Zira istibdat, tüm insanî vasıfları ya tersine çevirir ya da öldürür.  Ahlâka, vefaya, kardeşliğe ve muhabbete dair ne varsa istibdatla dönüşür ve riyakârlığın, dalkavukluğun kapısı aralanır. Cesur seslere böyle zamanlarda ihtiyaç duyulur. Bu ses de ancak hürriyeti imanın hassası olarak gören, emrolunduğu gibi yaşamayı şiar edinenlerden yükselebilir, borazandan değil. 

Yeni Asya’mızın mümtaz sancaktarlarından Kutlular Abi’ye 12 Eylül darbecileri tarafından yapılan tüm devlet imkânlarının tahsisi taahhüdüyle “birlikte çalışma” teklifinin şartlarından biri “yurt dışındaki Milli Görüşçülere ve Süleymancılara karşı ortak hareket etmek” idi. Kutlular Abi, “Onlar bizim din kardeşimizdir, onlara karşı kendimizi size kullandırtmayız” diyerek bu teklifi kesin bir dille reddeder. Bu cevap, cemaat-siyaset ilişkilerinde önemli bir ölçü olduğu gibi, bilhassa Müslüman camianın olağanüstü durumlarda birbirlerine karşı nasıl davranması gerektiğini ortaya koyan tarihî bir anekdottur.

Bu duruş, Yeni Asya’nın daimî yayın politikasını gösterir. Müsbet hareket etme, derin yapılarla işbirliğine girmeme, Mü’min kardeşini incitmeme ve onun aleyhinde bulunmama, her halükarda Müslümanca davranma ve hakkı söyleme Yeni Asya’nın yayın prensiplerinden sadece bir kaçıdır. Darbe dönemlerinde hâkim güçler tarafından yapılan tehditlere ve ödetilen bedellere rağmen hakkın hatırından vazgeçmeyen Yeni Asya, bugün iktidarın gücüne yaslananların çarpıtma ve kışkırtmalarından dolayı susacak değildir. Üzücü olan Kutlular’ın darbecilere karşı koruduğu bir camianın günümüzdeki temsilcilerinin hiçbir dinî ve ahlâkî prensibe uymayan savrulmalarıdır. İşte, bu savrulmanın göbeğinde olandır borazan. 

Yanlışları........

© Yeni Asya