menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çift kanatlı evlâtlar yetiştirmek

13 0
20.07.2026

Bu konuyu gündemde tutmanın, aileleri teşvik ve tergib etmenin gerekliliği bir kez daha ortaya çıktı. Anne-babaların zamanında görevlerini layıkıyla yapmamalarının ve bunun sonucunda çektikleri ıstırabı görmenin ne kadar üzüntü verici olduğunu kabul etmek gerekir.

Aslında Bediüzzaman Hazretleri, günümüz anne-babalarının çocuk yetiştirirken düştüğü bu büyük yanılgının çözümünü yıllar öncesinden ortaya koymuştur. Evlât yetiştirirken pusulamız olması gereken o altın kuralı şu sözlerle dile getirir: “Vicdanın ziyası, ulûm-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder [...] İftirak ettikleri vakit, birincisinde taassup, ikincisinde hile, şüphe tevellüd eder.” (ESDE, s. 214.)

Vicdan, insanın ahlâkî pusulasıdır; doğruyu ve yanlışı ayırt eden kalbi bir histir. Bu pusulanın yönünü bulabilmesi ve etrafını aydınlatabilmesi için ışığa ihtiyacı vardır. Bu ışık ise dinî ilimlerdir. Din; insana varoluş amacını, ahlâkı, adaleti ve merhameti öğreterek vicdanı körleşmekten korur. Akıl, insanın madde dünyasını anlama, sorgulama ve üretme mekanizmasıdır. Aklın yolunu aydınlatan nur ise modern bilimler ve fenlerdir (fizik, kimya, tıp, sosyoloji vb.). Bilim olmadan akıl karanlıkta kalır, dünyayı ve eşyayı doğru okuyamaz.

İmtizaç, iki şeyin birbiri içinde eriyerek tam bir uyumla birleşmesidir. Din ilimleri ile fen ilimleri bir araya gelip harmanlandığında, ortaya parçalanmamış, bütün bir hakikat çıkar. İnsan ancak o zaman hem dünyasını imar eder hem de ahiretini/maneviyatını inşa eder.

Eğer fen ilimlerini dışlar, sadece dinî ilimlerle ilerlemeye çalışırsanız ortaya taassup yani bağnazlık ve körü körüne körüklenen bir inanç çıkar. Dünya gerçeklerinden kopuk, bilime düşman, sorgulamayan ve gelişime kapalı bir toplum yapısı........

© Yeni Asya