Uğur’lar olsun…
“Uğur Mumcu’yu katleden bomba uzaktan kumandalıydı.”
Dönemin MİT Daire Başkanı Yavuz Ataç, Hürriyet’e verdiği beyanatta söyledi, bu gerçeği!
Resmi tezi berhava eden bir gerçekten söz ediyoruz.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, geçenlerde açıkladı:
-Mumcu Dosyası, tam otuz üç yıl sonra yeniden mercek altına alınacak.
Bu vesileyle konuştuğu anlaşılan Yavuz Ataç, Uğur Mumcu Suikastında “olay yerine giden” tek MİT mensubuydu.
“Oraya görevli olarak gitmediğini, zaten MİT’in de böyle bir görevi olmadığını” söylüyor.
Fevkalade mühim (bir nevi kritik eşik) olan ayrıntıları şöyle anlatıyor:
“Ben, yurtdışında ‘Patlama Sonrası Araştırma’ kursu gördüm.
Suikast sonrasında, olay yerinde dikkatimi çeken detaylara göre bu patlamanın uzaktan kumandayla yapılmış olabileceği kanaati oluştu, bende…
Muhtemelen, Mumcu tam otomobilin kapısını açarken uzaktan kumanda ile bombayı patlattılar.
Kumandanın da arabayı gören bir yerde olması gerekiyordu.
Arabayı gören yerlerin hepsinin tespit edilip oralara kimlerin gelip gittiğine dair araştırmalar yapılması lazımdı…
Araştırmalar, incelemeler eksik kaldı.
Olay yerinin hemen süpürülmesi de yanlıştı.”
Yavuz Ataç, kendisinde “Otomobile önceden yerleştirilmiş bombanın uzaktan kumanda sistemiyle patlatıldığı” kanaatinin oluşmasına, “Aracın yakınında bir batarya parçası görmesinin neden olduğunu” söylüyor.
Batarya parçasını teslim ettiği polislere bu durumu izah etmiş; ne var ki, “yeterli tecrübeye sahip olmadığına” dikkat çektiği polisler, bu kritik ayrıntıyı es geçmiş!
Bu satırların yazarı, tam otuz üç yıldır, resmi tezin tam aksine bombanın uzaktan kumandayla patlatıldığı gerçeğini her bir vesileyle sayısız kez dile getirdi.
Onca senedir, mevzu hakkında sahne alan/fikir beyan eden siyasilerden medya mensuplarına kadar çokları ise…
-İşbu kritik hususa gözlerini tamamen kapattı; bir papağan gibi sürekli resmi tezi tekrarladılar.
Kamuoyunu itina ile........
