menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tırlattı!

78 0
previous day

“-İran bana dini lider olmamı teklif etti. Çok ısrarcıydılar. ‘Hayır, teşekkür ederim, bunu istemiyorum’ dedim.”

Bu akla ziyan sözler, DJ Trump’tan sadır oldu!

Sarı Kovboy’un “ağzından” çıkan bir laf daha:

“-İran’da gerçek bir rejim değişikliği yaşadık!”

“-İran, bize çok değerli bir hediye verdi. Bu hediyenin ne olduğunu söylemeyeceğim ama petrol ve doğalgaz ile ilgili!”

Şu lakırdı da, yüzü gittikçe morlaşan Donald’ın zıvanadan çıkmış “stand-up” gösterisinden:

“-Savaşı biz kazandık. İran, bizimle anlaşma yapmak için yalvarıyor!”

Biz de -Fatih Erkoç’tan mülhem- soralım:

“-Oynatmaya az kaldı, doktoru nerde?”

Gazeteci, yazar, akademisyen Kurthan Fişek merhumun notu acayip kıttı…

Vaktiyle, köşesinde -bizdeki siyasi liderlere genellikle on üzerinden “sıfır” verirdi!

Ama asıl “muzipliği” bu dahi değildi.

Ya? Kurthan Hoca, “Umutsuz Vaka” olarak gördüğü politikacılarla hiç uğraşmazdı; onların isminin karşısına her defasında direk “RAPORLU” sözcüğünü yazardı!

Kurthan Fişek hayatta olsaydı…

DJ Trump’a hangi notu verirdi, söylemeye gerek var mı?

Psikiyatrist Ayhan Songar merhum ise…

Yaşasaydı, Donald Trump için Washington’a “ambulans uçak” gönderirdi!

Önceki Başkan Biden, Beyaz Saray’a bir “bunak” olarak veda etmişti.

Uykucu Joe’yu diline pelesenk edip her defasında paspas yapan Trump’ta demans başlangıcı mı var, acaba?

Yoksa, siyasi gerilim filminin sonunda psikiyatri kliniğinin yolunu mu tutacak?

Bambaşka bir açıdan bakıp, şöyle de sorabiliriz:

-Acaba, mücbir bir nedeni var da onun gereği olarak mı, böylesine zıvanadan çıktı ve ileri seviyede saçmalıyor?

(Yani, mecburen, mecburiyetten!)

Şayet, bu bir “rol” ise sınırsız kuyruklu yalancılığından düzenbazlığına, sekizde sekiz empati yoksunluğundan doruktaki kendini beğenmişliğine değin meşum karakteri böyle bir role cuk oturuyor.

Bunlardan hangisi geçerli; tam olarak bilemiyoruz.

Ama daha şimdiden şunu öngörebiliyoruz:

-Sarı Kovboy, ABD’yi hem içeride hem de dışarıda “dolu dizgin” yıkıma götürüyor!

Dünyadaki tüm mazlum halklar için çok güzel bir haber!

Gazeteci yazar Constantin Hoffmeister, Trump’ı “Beyaz Saray’da dolaşan turuncu renkli hayalet” diye tanımlıyor ve ABD Başkanı’nın “Bir kabadayılık ile bir kafa karışıklığı gösterisi sunduğundan” söz ediyor.

Multipolar Press’te çıkan “Donald Trump’ın Düşüşü ve Çöküşü” başlıklı yazısında şöyle diyor, Hoffmeister:

“Önce Amerika sloganı, Siyonist bağlılığa dönüşüyor…

Parti tabanı, bir ara sokak kavgasındaki kırık kemikler gibi parçalanıyor. (…)

Trump, çöl serabını seçti, Amerikan İmparatorluğunu sonsuz İsrail bağlılığı ile kuruttu. (…)

MAGA mı? MIGA’ya (İsrail’i Yeniden Büyük Yap) dönüştü!

Siyonizm, enjekte edilen bir uyuşturucudur.”

Hoffmeister, Trump’ın fanatik tribünü MAGA’daki ciddi yarılmaya da şu satırlarla dikkat çekiyor:

“Tucker, Owens ve Fuentes, anti-Siyonist söylemlerde bulunuyor.

Marjorie Taylor Green ise AIPAC’ın kendisini dışlamasını ‘MIGA sapkınlığının kanıtı’ diye göstererek Capitol Hill’i terk ediyor.

Kanaat önderleri, Cumhuriyetçi safları parçalıyor. MAGA sönüyor!”

AIPAC yani “American Israel Public Affairs Committee” ABD’nin siyasetini etkileyen Yahudi lobisinin önde gelen kuruluşlarındandır.

Sistematik olarak “İslam düşmanlığı” yapar.

Birkaç sene önce, Demokrat Parti’nin Somali asıllı Müslüman Vekili İlhan Omar’a yönelik hem kendi partisinden hem de belli Cumhuriyetçilerden gelen sert siyasi saldırıların arka planında işbu şer örgütü vardı.

AIPAC, şimdilerde, İsrail’e karşı tavır koyan ve Donald Trump’a sert eleştiriler getiren bazı meşhur MAGA’cıları hedef tahtasına yerleştirdi.

Kısa süre önce “Ülkemize yakın tehdit oluşturmuyordu. Vicdanen, İran’a açılan savaşı desteklemiyorum. Savaşı, İsrail’in ve onun Amerika’daki güçlü lobisinin baskısıyla başlattığımız açıktır” diyerek istifa eden “ABD Terörle Mücadele Merkezi” Direktörü Joe Kent de AIPAC denilen Siyonist kuruluşun hışmına uğradı.

Bir başka Siyonist kuruluş olan AEI (American Enterprise Institute) ise AIPAC’ın desteğiyle faaliyet yürütüyor.

Azılı bir Türkiye düşmanı olan Michael Rubin mendeburu, 21 Mart 2016’ta AEI için kaleme aldığı yazıda “Türkiye’de yakın zamanda bir darbe olacağından” söz ediyordu!

Yani, 15 Temmuz’dan yaklaşık dört ay önce ‘işaret fişeği’ patlatmıştı.

Rubin, CIA ile Pentagon’un “Psikolojik Harp” elemanı ve FETÖ destekçisidir.

12 Şubat 2013’te “Kod Adı İstanbul İsyanı” adıyla derin planların masaya yatırıldığı toplantı, AEI’da yapılmıştı!

Toplantının moderatorü Michael Rubin’di.

Gezi kalkışmasından üç buçuk ay kadar öncesiydi!


© Yeni Ankara