menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu defa, film değil: Robert De Niro’dan “Bataklığın Durumu”

74 0
28.02.2026

Sarı Kovboy, görevinin ilk senesini değerlendirdiği “Birliğin Durumu” konuşmasında, yüz sekiz dakika boyunca kendini övmeye doyamadı.

Mesela, “Kısa süre önce ölü bir ülkeydik. Şimdi, dünyanın en gözde ülkesiyiz” dedi.

ABD Başkanı, kürsüde absürt komedinin kanununu yeniden yazıyor gibiydi.

Bu konuşması, ileride “Çöküşün Durumu” diye hatırlanacaktır!

“Hükümetin ilk görevi Amerikan vatandaşlarını korumaktır, yasadışı göçmenleri değil” diyerek Kongre üyelerini ayağa kalkmaya davet ettiğinde, Demokrat Partililer yerinde kaldı.

Trump “Ayağa kalkmıyorsunuz. Kendinizden utanmalısınız!” diye bozuk çaldığında ise...

Ona yüksek sesle karşılık veren Ilhan Omar’dan tokat gibi bir cevap geldi:

“Amerikalıları öldürdünüz. Asıl siz kendinizden utanmalısınız!”

Kongre’nin Müslüman üyesi Omar’ın tepkisi, birkaç hafta önce Minneapolis’te ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Kurumu) memurları tarafından vurularak öldürülen iki ABD vatandaşına atfen idi.

Trump’ın, kendisini protesto eden Ilhan Omar ile Rashida Tlaib için önerisi, bu iki Demokrat Kongre üyesinin “Hızla sınır dışı edilmeleri gerektiğine” dairdi.

-Amerikan demokrasisinde, faşizan çareler tükenmez!

MADEM ÖYLE, GEL BÖYLE

Yılların eskitemediği İtalyan asıllı Amerikalı ünlü aktör Robert De Niro, ülkeyi mahvettiğini söylediği Donald Trump’a meydan okumaya devam ediyor.

De Niro, Trump’a “Bataklığın Durumu” başlıklı bir konuşmayla karşılık verdi!

Sarı Kovboy Donald da tuttu, “Truth Social” hesabından yaptığı paylaşımda; De Niro’yu “Zekâ seviyesi son derece düşük, hasta ve akıl sağlığı bozuk biri” diye nitelendirdi.

Bir nevi “Caligula” DJ Trump’ın, Robert de Niro için akla ziyan önerisi mi; yine “Akıl sağlıkları bozuk” diye tanımladığı Omar ve Tlaib ile birlikte “Bir tekneye bindirilmeleri” şeklindeydi!

Mazhar Osman hayatta olsaydı...

Tam teşekküllü bir klinikte teşhisi Trump’a koyardı ya, neyse...

Robert De Niro’nun Sarı Kovboy’a salvoları, “Birliğin Durumu” konuşmasından hemen öncesinde başlamıştı.

Nicolle Wallace ile “The Best People” adlı podcast programına katılan “fevkalade kaygılı” aktörün şu sözleri dikkat çekti:

“Trump, bu ülkenin düşmanıdır. Kendimizi kandırmayalım, bu kadar basit. Şu anda, ülkemizde bir hayatta kalma mücadelesi yaşanıyor. Burada, hukuk devleti diye bir şey yok!”

Minneapolis’teki iki cinayete atıfla söyledikleri ise şöyleydi:

“Trump, zalim, acımasız ve sadist biri; orada ICE ile ne yaptığını gördünüz...

Onu, seçim kampanyasının mitinglerinde insanlara ‘Suratına yumruk atacağım!’ derken izliyordum. Birinin suratına yumruk atacağını söylemeye nasıl cüret edersin?

Bu adamın sandığımdan çok daha ciddi bir sorunu olduğunu anladım. Ülkeyi, herkesi bölmeye çalışan bir adam. Yaptıkları tam bir çılgınlık!”

GÖZLERİ TAMAMEN YAŞLI

Robert De Niro, “Trump, her şeyi mahvediyor ve bu hepimizin gözleri önünde oluyor” derken, bu gidişle ABD’nin durumunun çok daha kötüleşeceğini düşünüyor.

Ve “ülkesini geri istiyor!”

Seçmenlerin demokratik direnişinden başka bir yol olmadığını söylerken, Amerikan toplumunun nasıl bölündüğünü şu sözlerle işaretliyor:

“Trump taraftarları, Amerikan bayrakları ve MAGA sloganlarıyla ortalıkta dolaşıyorlar. Sanki, sadece onlar Amerikalılarmış gibi!

Ben bunu istemiyorum. Biz de Amerikalıyız, bizden çokça var, hatta onlardan daha fazlayız.”

Nicolle Wallace’ın, ünlü aktörün 1981 yılında ilk kez Oscar ödülü kazandığı geceyi hatırlatmasından hemen sonra, De Niro artık daha fazla dayanamıyor...

“Ülke, o günden bugüne nerelere geldi” diye hayıflanıyor olsa gerek, gözyaşlarını tutamıyor.

-Bu defa, rol yapmıyor.

Robert De Niro, DJ Trump’ın ülkesinin içinde ve dışında yaptığı büyük tahribatın ziyadesiyle farkında...

Bu durumun bir tür psikanalizi babında söyledikleri ise şöyle:

“Donald Trump’ın çocukluğunda yaptığı bir şeyler hakkında, bir yerde okumuştum. Orada, onun her şeyi tahrip etmesinden ve yıkmasından bahsediyorlardı...

Şimdi de ülkeyi ve dünyayı tahrip ediyor!”

De Niro, teknoloji şirketleri sahibi meşhur zenginlerin Trump ile uyumlu olmalarına da kızgın...

-Özellikle Jeff Bezos ile Elon Musk’a!

Bezos’un sahibi olduğu Washington Post’un seçim döneminde Kamala Harris’i desteklemeyişine ve dahi gazetesinin mağdur edilişine hiç ses çıkarmamasına bozuk çalıyor.

Musk için söylediklerine ise daha ziyade dikkat:

“Şaka gibi ama kesinlikle tehlikeli bir şaka!”

Açıkça söylemese de...

Elon Musk’ın, Trump’ın ikinci döneminin ilk aylarında aldığı geçici görev sırasında belli devlet kurumlarında yaptığı esaslı tahribatın farkında olduğuna kuşku yok.

Sarı Kovboy’un ikinci dönemi, ilk dönemiyle kıyaslanamayacak bir yıkımı beraberinde getirdi, üstelik daha ilk yılın sonunda!

Bir başka söyleyişle, Amerikan faşizminde kendisinden önceki zalim başkanlara bile fark attı.

Gazze’deki soykırımın suç ortağı faşist Trump, ABD’yi içeride ve dışarıda her gün biraz daha çökertiyor.

Çok farklı, sıra dışı, gizemli dinamiklerin yaşandığı enteresan bir süreçteyiz...

ABD’nin zevali kapsamında, şu ana kadar gerçekleşenler bile bir anlamda fragmandan ibarettir; daha neler göreceğiz, neler!

-Dünyadaki tüm mazlumlar için, Batı emperyalizmine karşı her türlü savaşanlar için, ezcümle hepimiz için iyi haberdir.

Robert De Niro’nun, Trump’a muhalefet için kurulan “meydan okuma” kulübü Defiance’da yaptığı konuşmadan şu ibretlik alıntıyla bitirelim:

“Komşularımızın sokaklarda hükümetin haydutları tarafından vurulduğu bir ülkeyi sevebilir misiniz?

Şiddet suçlularını affeden ve pedofilleri koruyan bir ülkeyi sevebilir misiniz?”


© Yeni Ankara