Acilcilerin açmazına hususi bir seyahat
İktidara koşar adım yürüdüğü varsayılan CHP, iki hafta bile geçmeden “iki başlı bir parti” haline geliverdi.
İki farklı mitinge sahne olan “Ankara Savaşı” ardından Meclis’teki grup toplantısı krizi…
Mutlak butlan kararıyla devrilen ‘Acilciler’ ile Yargı’daki sürecin tamamlanmasını bekleyen ‘Yeniden Gelenler’ arasındaki Kurultay Kavgası ise daha da şiddetlenecek!
Hususi Bey’in Kılıçdaroğlu’nu acilen kurultaya zorlama manevrası itina ile fırına verildi…
Özel’ci Zeynel Emre’nin “Temmuz’a kadar kurultaya gidilmezse parti seçimlere katılamayacak” vaveylası, bir optik çarpıtma denemesinden ibaret kalmaya mahkûm!
Mahkemenin “tedbir” kararıyla yeniden CHP’nin genel başkanlık koltuğuna oturan Kılıçdaroğlu’nun (veya bir başka ismin) partiyi kurultaya götürmesi…
Yargıtay süreci tamamlanmadığı sürece mümkün değil!
Özel ve tayfasının 601 imza toplamak suretiyle kurultay toplama girişimi de amacına ulaşamayacak bir kontra atak!
Toma’nın üzerine çıkıp poz vermesini müteakip “Yeni bir lider doğdu” diye pohpohlanan Özel, ucuz şovları çok seviyor.
Siyasi gösterisine tebligat kağıdını yırtmakla başladı…
Sonra, partiye polis zoruyla girilmesine davetiye çıkardı.
Üstüne bir de Anıtkabir’de “Çelenk Krizi” patlattı.
Korsan bir yazılı kağıtla “CHP Genel Başkanı’nın kendisi olduğunu” Atatürk’e söylemeye çalıştı!
Üstüne bir de -kabrinin başında durup- İsmet İnönü’ye onun meşhur sözüne atfen “Paşam, hiç merak etme! Namussuzlardan çok........
