Rejim değişikliği aslında kimin ihtiyacı?
Birçok imajı bir arada bulunduran bir toplum.
Ülkede, eğitim seviyesi yüksek ama işsizliğin önüne geçilemiyor.
Azeriler, Kürtler, Türkmenler, Araplar, Beluçlar...
Azınlıkları ile kimliğini var etmiş bir ülke.
Her etnik grup kendi dilini, kültürünü, geleneklerini koruyor.
Seküler de var, muhafazakar da.
On yıllardır dominant bir rejimle yönetiliyor.
Yılların bu baskısı İran toplumunda çift bir karakter oluşturmuş.
Dışarıya karşı milliyetçi bir imaj çiziyorlar ama, içeride rejimden ve rejimin baskılarından isyanda olan bir halk var.
2022'deki ayaklanmalarda binlerce insan sokağa döküldü.
Bastırılan kompleksin çıkış noktası oldu o yürüyüşler...
Çok da can kaybettiler...
İki ay önce de yine büyük protestolar yaşandı, yine çok kan döküldü.
YALANCI BİR AMERİKAN RÜYASI
Amerika, 28 Şubat'ta sembolik iki katliamla savaşı başlattı.
Bombalar yağmaya başladığında İran sokakları, sosyal medyası farklı kutuplara bölündü.
Bazı kadınlar başörtülerini çıkarıp dans etti.
"Artık özgürüz" deyip Trump'a sırt yasladılar.
Üstüne bir de Trump dansı yaptılar.
Bazıları da Hamaney ölümüne sevindi.
Milliyetçi bir öfke de hakim oldu ülkede.
"Amerika'nın içişlerimize karışma hakkı yok, biz kendi liderimizi kendimiz değiştiririz"dediler.
Devrim Muhafızlarına yakın kesimler de rejim etrafında toplandılar.
İnsanlık suçu ile başladı savaş.
Bu detayı atlayanlar sokağa döküldüler, eğlendiler fakat...
Bir ülkenin yönetim biçimi ne olursa olsun, herhangi bir darbe iç ya da dış müdahale kabul edilemez.
Şimdi ABD-İsrail'in kanlı saldırısının ortaya çıkaracağı boşluk nasıl dolacak?
Yaralar nasıl iyileşecek?
Umarım bir gün İranlı kadınlar, gerçek özgürlüğün giyimle gelmediğini görecek kadar özgür olur.
Yaşadıkları yanılsama ne zaman geçer bilmiyoruz.
İran bombaların altında, ateşler içinde.
Ortadoğu cayır cayır yanıyor.
Amerika-İsrail bombalıyor.
İran karşılık veriyor, belli hedefleri yerle bir etme taktiği izliyor...
Ortadoğu bir kez daha vekalet savaşlarının sahnesine dönüşüyor.
İran Riyali dünyanın en değersiz para birimlerinden biri.
Her yeni ambargo, yaptırım; enflasyonu İran'da yüzde 40'ın üzerine taşıyor.
Körfez ülkelerinin altyapısını bombalarken aslında kendi ekonomisini de vuruyor.
Mesud Pezeşkiyan, Temmuz 2024'te halk tarafından seçilerek diyalog vaadiyle geldi.
Ancak, son söz onda değil.
İran Anayasasına göre; son söz dini liderde ve Devrim Muhafızlarındadır.
Taht kavgaları da sürüyor.
Askeri vesayet gerçeği hakim.
Belki bir süre sonra rejim yıkılacak.
Ama yıllardır beklenen demokrasi de gelmeyecek.
Otorite boşluğundan doğan kaosun sonuçları olacak.
Etnik çatışmalar ya da yeni bir diktatörlük...
Savaşın zamanlaması çok manidar.
Amerika'da yedi günde yedi isim Epstein dosyaları yüzünden hesap verdi.
Prens Andrew 19 Şubat'ta tutuklandı.
Bill Gates karanlık geçmişi için özür diledi.
Hillary ve Bill Clinton da ifade verdi.
Dünya Ekonomik Forumu Başkanı istifa etti.
Gerçekler ortaya çıkınca...
Epstein hesaplaşmalarını sümen altına iten savaş başladı.
Amerika ekonomisi berbat diyebileceğimiz bir noktada.
Asıl faşizmi kendi ülkesinde yaşatan Trump, Orta Doğu'da güya "faşizme karşı"savaş veriyor.
Amerikan vatandaşları isyanda.
Güçlü bir muhalif olan ünlü aktör Robert De Niro ülkesi için gözyaşı döktü.
Amerika'nın artık bulunduğu yerden çıkamayacağını söyledi.
Amerikalı bir diğer oyuncu Jane Fonda ise ülkesindeki faşizme karşı "Esas rejim değişikliği Amerika'ya lazım" dedi.
Amerika bir rüya değil, başlı başına bir kabus.
